banner

Dünya’da Küreselleşme

Globalization in the world

Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan

12.08.2007

Yeni Hayat- Dünyada bir Küreselleşmeden söz ediliyor. Bu küreselleşen dünyada İslam’ın ve Müslümanların durumu ne olur sizce?

Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN – Bu küreselleşme Amerikanın lafıdır. “Yeni Dünya Düzeni” diye, etrafındaki insanların zayıflığını görüp, kendi güçlerini görüp, “Bu Dünyanın tek sahibi biz olalım!” demeleridir açıkçası… Türkçesi budur. Amerika’nın dünyaya hâkim olması demektir.

Bunu karşısında olanlar var… Karşısında olanlardan bir tanesi Almanya’dır. Almanya, Avrupa’yı derleyip toparlayarak Amerikanın karşısında bir güç olma yolundadır. Hatta bu işte Rusya’yı da yanına alarak… Tabii alır mı, alamaz mı meselesi ayrı ama epeyce bir mesafe almıştır, büyük bir güç olmuştur. Dünyanın en büyük pazarlarından birini oluşturmaya çalışmıştır. Amerika, Almanya’nın gelişmesinden fevkâlade endişelidir… Hatta Avrupa’daki şu anda Almanya ile işbirliği yapan devletlerin bir kısmı Almanya’dan endişelidir. Onunla birlik halindedir ama gerektiğinde çelme takmak için, onun şerrinden korunabilmek için orda duruyor.

Meselâ İngiltere niçin bu birliğin içindedir?.. Almanya ile harbetmişlerdir. Fransa niçin bu birliğin içindedir?.. Almanya ile harbetmiştir. Almanya onları istila etmiştir. Britanya adalarına çıkarma yapmak istemiştir de, olmamıştır. Almanya’nın gelişmesinden onlar da endişe ediyor.

Almanlar inatçı bir millet, sert bir millet ve kavgacı millet olarak Avusturya’yı, Polonya’yı daha başka birçok ülkeyi yutarak büyüme gayretindedir. Bu bir kere dünyadaki küreselleşmenin karşısında bir şeydir. Böyle bir şey yok…. Amerikanın o hevesi var ama Almanya’nın onun karşısında başka bir hevesi var…

Bunlar kendi kendilerine istedikleri kadar bir şeyler düşünsünler, dünyada hakiki bir dev vardır; Çin vardır. Nüfusuyla, coğrafyasıyla gelişmesiyle o kadar muazzam bir güçtür ki, bütün bu Rusya’sı, Avrupa’sı ve Amerika’sı ondan korkmaktadır. Güneydoğu Asya’daki çeşitli harpler, Vietnam harpleri, Kore harbi ve şu andaki itilaflar… Hep arkasındaki Çin’in gücü ve orada menfaatleri olan Batılı devletlerin menfaat çatışmasının su üstüne çıkmış görüntüleridir.

banner

Aslında hiçbir şeye evet demeyen bir Çin vardır. Kendi istikrarlı yolunda yürüyor. Amerika birkaç yasak koymak istiyor ama Çin dinlemiyor. Amerika o yasağı kaldırıyor. Çünkü uygulayacak gücü yoktur. Çinli Vietnam’da dolaylı yoldan çarpışmıştır ve oradan da çekilmiştir, yenilmiştir. Çin öyle kese kese bitecek bir ülke değildir. Kendi kültürüne sahip, hiçte öyle Amerika’ya ram olmayı düşünmeyen bir kuvvettir. Binâen aleyh küreselleşme, Çin varken yine mümkün değil…

Amerikanın ayrıca Japonlarla arası bozuktur. Çünkü atom bombası atmıştır. Japonlar onlara kızmaktadır, tarihi hınçları vardır. Japonlar şu anda Amerika’dan intikam almaktadır. Amerikan şirketlerinin hisselerini bile almakta Amerika’yı içten fethetmeye çalışmaktadır. Nüfusuyla, ekonomisiyle başlı başına bir güçtür. Ayrıca Pasifik’te yeni yeni güçler teşekkül etmektedir. Japonya’nın Amerika’ya ram olması bahis konusu değildir.

Amerika’nın istikbali pek o kadar parlak değildir. Dünyaya tek başına hâkim olması muhtemel görünmediği gibi, ötekilerin de tek başına hâkim olmaları muhtemel görünmüyor.

Bu pozisyonda Müslümanların yeri, her tarafa eşit mesafededir. Amerika’ya da Avrupa’ya da Çin’e de Japonya’ya da İslâmı yaymak için çalışacaklardır. İslam Âlemi kendisi derleyip toparlamaya çalışacaktır. Korumağa kollamaya çalışacaktır. Elbette bu istismar bir gün bitecek… Her zaman devam edecek bir şey olarak görünmüyor. Müslüman ülkeler bu istismardan yakalarını sıyırdıkları zaman, onlarda büyük bir güç teşkil edeceklerdir. Şu anda güçlü değiller ama nüfus potansiyelleri var. Jeopolitik önemleri var… İstikbalde daha iyi olma avantajları var…

O halde Amerika’nın veya bir başka ülkenin dünyaya hâkim olması -tek başına veya ortak bularak- işte dünyaya hâkim olalım, bölüşelim gibi şeyler sökmeyecektir. Bir müddet daha yürür ama sonunda patlar. Onlarda hâkim olamazlar.

Bizim burada yapacağımız şey, yurdumuzda uygun adım marş, sarsılmadan yürümektir. Hem Türkiye olarak, hem İslam Alemi olarak bu düşmanları bilerek, bu gelişmelerden haberdar olarak çalışmamız lazım!… İstikbal bizim lehimizedir. Birtakım sıkıntılardan yakayı kurtarabilirsek, sıyırabilirsek kendimizi; İslam Âlemiyle bütünleşebilirsek, İslam âlemindeki uyanışları sağlayabilirsek –Batı’nın Amerika’nın Çin’in herkesin en çok korktuğu şey budur- dünyanın en büyük güçlerinden birisi de biz olacağız.

Tabii bizim en büyük güç olmamız dünyayı mutluluk getirecek. Çünkü hepsinin dünya ve ahiret saadetini sağlamaya çalışırız. Bunu yapmak için var gücümüzle çalışmamız lazım!…

Kaynak: 6.7.1994- Kızılcahamam (Yeni hafta Röportajı)
Prof.Dr. Mahmud Es’ad Coşan Sosyal Çalışmalarda Organizasyon ve Başarı Seha; 2.baskı; 248-249

banner

banner

Teşkîlât-ı Esâsîye Kânûnî

20 Kânun-ı Sani 1337 (20 Ocak 1921) Anayasası 

تشکیلات اساسیه قانونی

Turkish Constitution of 1921

Türkische Verfassung von 1921

Конституция Турции (1921)

23 maddelik bir anayasadır.

Bakanlara meclis yön verir gerektiğinde bakanlar Meclis tarafından görevden alınır. 1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanununda bir devlet başkanlığı makamı yoktur. 1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanununda yürütme yetkisi “İcra Vekilleri Heyeti” tarafından kullanılırdı.

Milletlerarası Antlaşma yapma yetkisi Büyük Millet Meclisinindir.

Yargı organına yer vermemiştir.

Madde 1. Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Yönetim şekli halkın mukadderatını bizzat ve fiilî olarak yönetmesi ilkesine dayanır. (egemenliğin millete ait olduğu vurgusu)

Madde 2. Yürütme kuvveti ve yasama yetkisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi’nde belirir ve toplanır. (meclis hükümeti sistemi)

Madde 3. Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından idare edilir ve hükümeti “Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti” adını taşır.

Madde 4. Büyük Millet meclisi iller halkınca seçilen üyelerden oluşur. (yerel yönetimlere yer vermiştir)

Madde 5. Büyük Millet Meclisi seçimi iki yılda bir yapılır. Seçilen üyelerin süresi iki yıldır ve yeniden seçilmek mümkündür… (demokrasiye geçiş için güzel bir uygulama)

Madde 7. Şeriat hükümlerinin uygulanması, bütün kanunların yürürlüğe konması ve değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması, antlaşma ve barış imzalanması ve vatan savunmasıyla ilgili savaş ilânı gibi temel haklar Büyük Millet Meclisine aittir.

Madde 8. Büyük Millet Meclisi, hükümeti oluşturan bakanlıkları, özel kanun gereğince seçtiği bakanlar vasıtasıyla yönetir. Meclis yürütme ile ilgili işlerde bakanlara görev tayin eder; gerekirse bunları değiştirir.

Madde 9. Büyük Millet Meclisi Genel kurulu tarafından seçilen başkan, bir seçim dönemi süresince Büyük Millet Meclisi Başkanıdır. Bu sıfatla Meclis adına imza atmaya ve Bakanlar Kurulu kararlarını onaylamaya yetkilidir(…). Ancak Büyük Millet Meclisi Başkanı, Bakanlar Kurulu’nun da tabiî başkanıdır.

banner

MADDE 10.- Türkiye, coğrafî vaziyet ve iktisadî münasebet noktai nazarından vilâyetlere, vilâyetler kazalara münkasem olup kazalar da nahiyelerden terekküp eder.

MADDE 11.- Vilâyet, mahalli umurda manevi şahsiyeti ve muhtariyeti haizdir. Harici ve dâhili siyaset, şer’î, adlî ve askerî umum, beynelmilel iktisadî münasebet ve hükûmetin umumî tekâlifi ile menafii birden ziyade vilâyete şâmil hususat müstesna olmak üzere Büyük Millet Meclisince vaz’edilecek kavanin mucibince Evkaf, Medaris, Maarif, Sıhhiye, İktisat, Ziraat, Nafia ve Muaveneti İçtimaiye işlerinin tanzim ve idaresi Vilâyet Şûralarının salâhiyeti dâhilindedir.

MADDE 12.- Vilâyet Şûraları, vilâyetler halkınca müntehap azalan mürekkeptir. Vilâyet Şûralarının içtima devresi iki senedir. İçtima müddeti senede iki aydır.

MADDE 13.- Vilâyet Şûrası, azası meyanında icra amiri olacak bir reis ile mutelif şuabatı idareye memur azadan teşekkül etmek üzere bir idare heyeti intihab eder. İcra salâhiyeti, daimi olan bu heyete aittir.

MADDE 14.- Vilâyette Büyük Millet Meclisinin vekili ve mümessili olmak üzere vali bulunur. Vali, Büyük Millet Meclisi Hükûmeti tarafından tayin olunup, vazifesi devletin umumi ve müşterek vezaifini rüyet etmektir. Vali, yalnız devletin umumi vazaifile mahalli vezaif arasında tearuz vukuunda müdahale eder.

MADDE 15.- Kaza yalnız idarî ve inzibatî cüzü olup manevi şahsiyeti haiz değildir. İdaresi, Büyük Millet Meclisi Hükûmeti tarafından mansup ve valinin emri altında bir kaymakama mevdudur.

MADDE 16.- Nahiye, hususi hayatında muhtariyeti haiz bir manevî şahsiyettir.

MADDE 17.- Nahiyenin bir şûrası, bir idare heyeti ve bir de müdürü vardır.

MADDE 18.- Nahiye şûrası, nahiye halkınca doğrudan doğruya müntehap azadan terekküp eder.

MADDE 19.- İdare heyeti ve nahiye müdür, nahiye şûrası tarafından intihap olunur.

MADDE 20.- Nahiye şûrası ve idare heyeti kazaî, iktisadî ve malî salâhiyeti haiz olup bunların derecatı kavanini mahsusa ile tayin olunur.

MADDE 21.- Nahiye, bir veya bir kaç köyden mürekkep olduğu gibi bir kasaba da bir nahiyedir.

MADDE 22.- Vilâyetler, iktisadî ve içtimaî münasebetleri itibariyle birleştirilerek, umumi müfettişlik kıtaları vücuda getirilir.

MADDE 23.- Umumî müfettişlik mıntıkalarının umumî surette asayişinin temini ve umum devair muamelatının teftişi, umumi müfettişlik mıntıkasındaki vilâyetlerin müşterek işlerinde ahengin tanzimi vazifesi umumi müfettişlere mevdudur. Umumi müfettişler Devletin umumi vezaifile mahallî idarelere ait vezaif ve mukarreratı daimi surette murakabe ederler.

04.08.2007

İlk Meclis Üyeleri

1921

1921

1921 TBMM

banner