Dezenfeksiyon

Dezenfeksiyon
Disinfection

Mehmet Keçeci
09.10.2010

    Dezenfektan maddelerin seçiminde, yüzey dezenfektan madde seçerken vejetatif bakterilere (mikobakteriler dahil) etkisi araştırılır. Ancak alet dezenfektanında vejetatif bakterilere etkisinin yanında sporlu bakterilere karşı etkisi ve aynı zamanda korozyon etkisi de araştırılmalıdır.Endoskopide kullanılan aletler için ise üretici firmanın önerdiği dezenfektan dikkate alınmalı ve başka bir dezenfektan kullanılmak isteniyor ise üretici firmanın görüşü istenmelidir. El ve cilt antiseptiklerinde öngörülen kriterler ise;

  1. Vejetatif bakterilere ve mikobakterilere etkisi araştırılmalı ve uygulama süreleri 15 saniye – 3 dakika ile sınırlı olduğu için sporlara karşı etki yapması beklenmemelidir.
  2. Elleri tahriş edip etmediği alerji testleri ile saptanmalıdır.
     

Tüm antiseptik ve dezenfektanlar için ortak noktalar ise;

  1. Ortamda organik maddelerin varlığında (kan, balgam,vücut sıvıları) antibakteriyal etkisinin azalmaması,
  2. Sulandırıldığında en az 24 saat etkisini yitirmemesi,
  3. Sağlığa ve çevreye zarar vermemesidir.

Bu özellikleri taşıyan kimyasal maddelerden uygun olanı seçilir. Antimikrobiyal etkinin yanında olanaklar çerçevesinde yukarıda belirtilen diğer noktalar da dikkate alınarak bir antiseptiğin veya dezenfektanın alımına karar verilmelidir.
Kaynak: ANKEM Derg 2004;18(4):220-223.

Bazı yaygın antiseptikler

  1. Alkoller: En sık kullanılan etanol (%60-90), 1-propanol (%60-70) ve 2-propanol/isopropanol (%70-80) veya bunların karışımlarıdır. Bunlara cerrahi alkoller de denir.
  2. Dördüncül amonyum tuzları: Benzalkonyum klorür, setil trimetilamonyum bromit, setilpridinyum klorür gibi kimyasalların da dahil olduğu grup. Aniyonik yüzey aktif madde, örneğin sabun, bunların antimikrobiyal etkinliklerini engeller.
  3. Klorheksidin glukonat: Deri için antiseptik olarak kullanılır. Ayrıca dişeti enflamasyonlarında da kullanılır. Mikrop öldürücü etkisi yavaş fakat kalıcıdır. Katyonik yüzey aktif maddelerdendir.
  4. Hidrojen peroksit: Sıklıkla yaraları temizlemekte kullanılsa da artık kullanılmaması tavsiye edilmektedir zira güçlü oksidasyon yara izi oluşmasına neden olur, iyileşme süresini de uzatır.
  5. Fenol: Güçlü karışımlarda mikrop öldürücü, daha zayıflardaysa engelleyicidir (inhibitör). Ameliyat öncesi el temizliğinde kullanılır.
  6. İyot: Genellikle alkolik (alkollü) bir karışım içinde kullanılır. Küçük yaraları dezenfekte etmek için kullanılması, yara izi oluşumuna neden oluşu ve iyileşme süresini uzatması sebebiyle, artık tavsiye edilmemektedir.
  7. Merkürokrom: Barındırdığı civa nedeniyle FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından güvenli ve etkili onaylanmamaktadır.
  8. Sodyum hipoklorit:

    Preparat adı
    Desam OX
    Desam extra
    Cloramin B
    Chloramix DT
    Dikonit
    Savo prim
    Antiseptica combi spray
    Predex CD 40
    Predex D220
    Chirosan
    Chiroseptol
    Desco drill Bohrerbad (Dişhekimliği)
    Perfektan endo
    Prosavon
    Septoderm spray
    Predex HS 550

Sabunlar:

    Anyonik (anioic: negatif yüklü) yüzey-aktif ajanlar olup çeşitli yağ asitlerinin sodyum (Na) ya da potasyum (K) tuzlarıdır. Suda çözündüklerinde alkali (Baz özelliğinde ve asitleri nötralleştirebilen maddelerin jenerik adı) pH”lar (pH=8.0-10) oluştururlar. Derinin pH”sı 5.5-6.5 olduğundan irritasyon (irritation: tahriş, iltihap, iritasyon) oluşturabilirler. Bazı özel sabunlarda, baz olarak trietanolamin kullanıldığından, çözündüklerinde pH=7.0 civarında olur. Genelikle iyi tolere edilen sabunların fazla miktarda kullanımı deride kuruluğa yol açar. Sentetik maddelerin eklenmesiyle deride irritasyon ve sensitizasyona (Duyarlılaştırma. Alerjiye yol açan bir yabancı maddeyle karşılaşma) neden olabilirler.

    Sabunlar, kirlerin yanında, yüzeydeki sekresyonları (secreation: salgı maddesi), desquame epitel hücrelerini ve bakterileri de temizlerler. Sabunla el yıkama, derideki geçici bakteriler ve diğer kontamine olmuş mikroorganizmalara karşı çok etkilidir.

 

Askerliğe Yeni Bakışlar

Askerliğe Yeni Bakışlar

Mehmet Keçeci

06.10.2010

 

  1. Günümüzün şartlarına (zamanın ruhuna) uygun ve ülkeyi geleceğe hazırlayan bir askerlik sistemi.
  2. Teknolojik donanıma haiz bir ordu ve bunları kullanabilecek bir kadro
  3. Askerliği bir meslek ve uzmanlık alanı olarak benimsemiş çalışanlar
  4. Günümüzde hiçbir uzamn mesleki eğitim sistemi 4 yıldan aşağı değildir. O zaman bir Subayın/Uzman Erbaşın/Profesyonel Askerin/ liseden sonra en az 4 yıl askerlik eğitiminden geçmesi gerekir. (Teori+Pratik oranları yükseleceği kademeye göre değişir)
  5. Ordunun önemli bir askeri ihtiyacı profesyonel askerlerle giderilmelidir. (Maaşlı ve sürekli asker olanlar)
  6. Askeri olmayan ihtiyaçları memurlarla giderilmelidir.
  7. Geri kalan ihtiyaçları yine maaşlı fakat profesyonel olmayan geçici asker istihdamı ile giderilmelidir.
  8. Zorunlu askerlik minimize edilmelidir.
  9. Üniversite mezunlarına sadece temel eğitim olarak yaptırılmalıdır. (1-3 ay)
  10. Polisler askeri görevi polislik kadrosunda sayılmalıdırlar ayrıca yapmalarına gerek yoktur.

Bu o günkü şartlar dahilinde düşünülmüştür. Günün gerekli şartları her zamân gözönünede bulundurulmalıdır.

Mikroskop Teknolojisinde Nanometreden Angström’a

Mikroskop Teknolojisinde Nanometreden Angström’a

 Nanometer Microscope Technology to Angstrom

Mehmet Keçeci

01.10.2010

(1 Nanometre=1nm=1×10−9 m – 1 Angström=1 ångström=1 A= 1×10−10 m)

nanometre

Mikroskoplar ile artık 1nm (1×10−9 m) leri rahatlıkla görebiliyoruz. 1 A (1×10−10 m) leri seçebiliyoruz. Bu yakında moleküllerden atom boyutlarına giciş yapacağımız anlamına gelir. Yani bir moleküldeki atomların hayalleri ortaya çıkacaktır. Aşağıdaki resim ortalama 1nm yarıçapındaki moleküllerin görüntüsüdür. AFM mikroskobu ile çekilmiştir.

Grafen

Periyodik tablodaki en ilginç elementlerden biri Karbon atomudur. Karbonun grafit (kurşun kalem, katı yağlayıcılar vb.) ve elmas gibi gündelik hayattan çok iyi bilinen allotroplarının yanında nanotüp ve fulleren gibi yeni sentezlenen formları da mevcuttur. Özellikle karbon nanotüpler ve C60 (fulleren) molekülleri ilk sentezlendikleri yıllardan günümüze kadar katı hal fiziğini son derece aktif araştırma alanları arasına girmiştir. Bal peteği/Honeycomb kristal yapısında, sp2 melezleşmesi yapan; grafitin, nanotübün ve C60”ın ana yapıtaşı olan grafen ise ancak 2004 yılında sentezlenebilmiştir. İngilizce”de “Graphite” ve “ene” kelimelerinden türetilen “graphene” terimi Türkçede grafen olarak karşılık bulmuştur.

Grafen

Grafenin TEM (Geçirimli Elektron Mikroskobu / Transmission Electron Microscopy) görüntüsü.

Poilo virüsü

30nm çekilmiş poilo virüsü.

Dikkat edilirse artık Angström mesafelerini mikroskop altında inceleyebildiğimiz ortaya çıkmaktadır. Belki bir gün piko metre (1×10−12 m)  seviyelerine inebilirsek daha farklı bir dünya ile karşılaşacağımız aşikârdır.