banner

Fetih İstanbul 1453

Conquest of Istanbul

Derleyen: Mehmet Keçeci

Andolsun, Sebe’ halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Beldeniz güzel bir belde (Beldetün Tayyibetün), Rabbiniz de çok bağışlayıcı (Gafûr) bir Rabdir. Kur’ân-ı Kerîm, Sebe’ Sûresi, Âyet: 34/15

Sebe’ Sûresi, Âyet: 34/15 “Beldetün Tayyibetün” ifâdesinin atıflarından birinin de İstanbul olduğu düşünülmektedir.

29 Mayıs (Hicri: 20 Cemâziyelevvel 857) 1453

İstanbul

Bişr el-Ganevî (r.a.) babasından yaptığı rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimiz: Letüftehanne’l-Kostantıniyyete, feleni’mel emrü emiruhâ, vele ni’mel ceyşü zâlike’l-ceyş. Konstantiniyye (İstanbul) elbette ve elbette fetholunacaktır (elbette fethedilecektir). Onu fetheden emîr (kumandan) ne güzel emîr(dir); o asker (onu fetheden asker,) ne güzel askerdir! Hadîs-i Şerîf; İmâm-ı Ahmed bin Hanbel, Müsned, IV, 335; Hâkim, IV, 468/8300.

29.05.1453

29.05.1453

Cenâb-ı Hakk buyuruyor:

Allâh’ın yardımı ve zaferi geldiği, ve insanların bölük bölük Allâh’ın dînine girmekte olduklarını gördüğün vakit. Rabbine hamdederek O’nu tesbîh et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. Kur’ân-ı Kerîm, Nasr Sûresi, Âyet: 1-3

Ya Konstantiniyye beni fetheder, ya ben Konstantiniyye’yi fethederim. Fâtih Sultân Mehmed Hân

Ben Sultan Murad Hân oğlu Sultan Mehmed, derim ki: Bu günden itibaren canınız ve hürriyetiniz teminat altındadır. Fâtih Sultan Mehmed Hân (Ratko Mladiç ve sırp katillerine duyrulur. Görün de biraz insanlığın nasıl bir şey olduğunu anlayınız. Tabii ki onlarda o kapasite varsa.)

Fetih Marşı

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden….
Senin de destanını okuyalım ezberden…
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın…
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini…
Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Bu kitaplar Fatih’tir, Selim’dir, Süleyman’dır.
Şu mihrap Sinânüddîn, şu minare Sinan’dır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır!..

Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın!..

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin… Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan….

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

banner

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın…

Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

Arif Nihat Asya


Yahyâ Kemâl Beyatlı

Vur pençe-î Alî’deki şemşîr aşkına
Gülbangi âsmânı tutan pîr aşkına

“(Ey yiğit! Allâh’ın arslanı olan) Hazret-i Alî’nin pençesindeki (zülfikâr isimli) kılıç aşkına; gülbangi, (Allâh Allâh sesleri tâ)
semâyı kaplayan pîr aşkına vur!..”

Ey leşker-î müfettihu’l-ebvâb vur bugün
Feth-î mübîni zâmin o tebşîr aşkına

“Ey kapılar açan kahraman asker! Bugün, (içinde) feth-i mübîni gizleyen o (ulvî ve şerefli) müjde (ye nâil olmak) aşkına
vur!..”

Vur deyr-i küfrün üstüne rekz-î hilâl içün
Gelmiş bu şehsüvâr-ı cihângîr aşkına

“Küfrün kilisesinin (husûsiyle Ayasofya’nın) üstüne (İslâm’ın) hilâli (ni) dikmek için gelmiş bu at üstündeki cihangir (Fâtih
Sultan Mehmed Han) aşkına vur!..”

Düşsün çelengi Rûm’un eğilsün ser-î Firenk
Vur Türk’ü gönderen yed-i takdîr aşkına

“Türk’ü gönderen (yüce) takdîrin kudreti aşkına (öyle) vur (ki), (hem) Rum’un taktığı sorguç (kafasıyla birlikte yere)
düşsün; (hem de) Firenk’in (yâni kâfir Avrupalı’nın da) başı eğilsin!..”

Son savletinle vur ki açılsın bu sûrlar
Fecr-i hücûm içindeki Tekbîr aşkına

“(Haydi, ey yiğit!) Hücûm sabahının içindeki (yeri göğü kaplayan) Tekbîr aşkına, bütün gücünle ve son şiddetli hücûm
olacak (zaferi müyesser kılacak) şekilde vur ki, (yıllardır fethedilememiş olan ve Peygamber müjdesine nâiliyyeti engelleyen)
şu (zâlim) surlar, (nihâyet sana mukâvemet edemeyip, artık) açılsın (ve aşılsın! Böylece feth-i mübîn nasîb olsun! Böylece
sen de Hazret-i Peygamber’in methettiği asker ol; kumandanın da O’nun methettiği kumandan olsun; haydi vur bugün!..)”

Abide Şahsiyetleri ve Müesseseleriyle Osmanlı

Fetihte ki Önemli Şahsiyetler

  1. Akşemseddin
  2. Fatih Sultan Mehmed Han
  3. Molla Gürani
  4. Ali Kuşçu
  5. Hızır Bey
  6. Molla Hüsrev

 

 

banner

banner

Uçurtma Uçurmanın Psikolojik ve Fizyolojik Fâydaları

Psychological and Physiological Benefits of Kite Flying

Mehmet Keçeci

28.05.2012

Ahtapot Uçurtma

 

    Uçurtma uçurmayı bir hobi olarak veya bir spor olarak bakabilirsiniz. Yaşınız ne olursa olsun insanın her zaman stresini atacağı, daha sağlıklı olacağı, kaslarını hem gevşeteceği hem de geliştireceği etkenler, uğraşlar, idmanlar, sporlar, hobiler gereklidir. Her zaman aynı şeyleri yapmaktan bıkabilirsiniz ve farklı bir şeyler arayabilirsiniz. İşte onlardan biri de uçurtma uçurmak.

banner

    Yaz ayıda geliyor. Her taraf ısınacak, piknik alanları dolacak. Birazda çocukluk hatıralarına dönün o muhteşem uçurtma uçurma anılarınızı yeniden tazeleyecek bir şeyler gerekli diyorsanız işte uçurtma uçurmanın tam sırası. Ben bunu bu pazar gerçekleştirdim ve çok hoşuma gitti. Stresim azaldı, kol ve sırt kaslarım çalıştı, temiz hava aldım vs. vs.

    Tüm belediyelere yaz şenliklerinde uçurtma yarışmaları yapmaları, farklı uçurtma yapma tekniklerinin gösterilmesi gibi faaliyetlerde bulunmaları dileklerimle…

Tarih: 27.05.2012

Yer: Yeşilköy Sahili/İstanbul

Uçurtma Türü: Ahtapot Uçurtma, Octopus Kite

Uçuranlar: Mesut Desovalı, Mehmet Keçeci

 

 

{becssg}ucurtma{/becssg}

banner

banner

Déjà vu, Bilinçaltı, Hipnoz ve Harddisk

Déjà vu, Subconscious, Hypnosis, and Hard Disk Drive

Mehmet Keçeci

22.10.2012 14:26

Başlıktaki ifadeleri ve onların birbiri ile bağlantılarını anlamak oldukça önemlidir. Çünkü bunlar anlaşılamaz ise örneğin bir hipnozda kişinin doğumundan daha önceki senelere gerçekten gidildiğini zannedebilir. Bunu anlamak için bilinçaltının bilinçten faklı çalıştığını bilmemiz gerekir.

Bilinçaltının, şuuraltının altın kuralları:

  1. Bilinçaltında düşünme yoktur. Tüm yaşananları (gerçek, hayal, rüya, düşünceleri vs.) olduğu gibi kaydeder. Hatta ve hatta kaydederken zaman sıralaması, gerçeklik hayal ayrımı gibi şeyler yoktur.

  2. Bilinçaltında öncelik sonralık gibi zaman kavramları yoktur. Bu kavramlar bilgilerin bilince çıkması sonucu bilincimiz tarafından anlamlandırılırlar. Bu açıdan bilincimiz bir işletim sistemine benzemektedir. Bilinçaltımızda bir harddiske.

  3. Bilinçaltında gerçek, hayal, rüya  vs. gibi ayrımlar yoktur.

  4. Bilinçaltında doğru, yanlış, mahrem, ahlaki, etik vs. gibi ayrımlar yoktur.

  5. Kayıtların nasıl yapıldığı tam çözülememiş olsa da büyük bir ihtimalle kimyasallar ve bu kimyasalların elektron değerlinin biyolojik ortamdaki durumları olarak tanımlayabiliriz.

  6. Veriler bilinçte anlam kazandırılır.

Şimdi gelelim Harddisk, Flashdisk, RAM, bant vs. bilişim kayıt birimlerinin kurallarına:

  1. Zaman kavramı yoktur.

  2. Öncelik sonralık, zaman kavramı yoktur. Bunlar kayıtla birlikte verilen değerlerin İşletim Sistemleri ile veya bizlerin okuması ile anlamlı hale getiririz. Harddisk biliçaltımızı, işletim sistemi de bilincimize benzer. Geçici kalıcı hafıza tipleri farklı birimler olsa da mantık açısından benzer yapılardır. Fakat farklı işlevler kazandırmak amacı ile yapılmış hafıza birimleridir. Bilginin işlenme hızı veya kaydedilmesi gibi.

  3. Gerçek, hayal, rüya  vs. gibi ayrımlar yoktur.

  4. Doğru, yanlış, mahrem, ahlaki, etik vs. gibi ayrımlar yoktur.

  5. Tüm sistem elektrik sinyalleri yani elektronlar kullanılarak ve sadece 0 ve 1’lerden oluşurlar. Farklı kayıt sistemleri olsa da şu an için en geçerli kullanım budur. Manyetik alanlarda ise yönlerin kullanımı yine aynı 0 ve 1 mantığına dayanır. Kimyasal çalışmalar hâlâ devam etmektedir.

  6. Veriler İşletim sisteminde anlam kazandırılır.

Dikkat ederseniz bilinçaltımız ile bir bilişim kayıt sisteminin birbirlerine çok benzediğidir. Hipnoz bilinci yani işletim sistemini devre dışı bırakarak bilgileri doğrudan okumaya çalışmaktır veya buraya bilgi yazmaktır. Eğer hipnozun en derin evresinde bilinçaltına yazılan bilgiler veya silinen bilgileri kişi kendine geldiğinde kolay kolay bilinci ile bunların eklendiğini veya silindiğini fark etmeden kullanacaktır. Fakat bu seviye için hem kişinin bilinçli rızası hem de bunu yapan hipnoterapistin buna ehliyetli olması gerekir. Artı kolay kolay herkes bu seviyeye ulaşılmasına bir şekilde izin vermez ya hipnozdan çıkar yada uyur veya hipnozda ağır tepkiler verir.

banner

Gelelim hipnozda geçmişe gidilme olayına:

Gerçekten de hipnozda geçmişe gidilebiliyor mu? Elbette hayır.

Fakat bu nasıl oluyor?

Örneğin bir kişiye Fatih Sultan Mehmed’in hayatını sorduğumuzda (hemen herkes az veya çok bilir) benzer bilgilere sahip olanlardan benzer bilgiler farklı bilgilere sahip olanlardan farklı bilgiler alınır. Bu da bunların bilinçaltındaki bilgileri aktardıkları açıkça görülebilir.

Hiç bilgisi olmayan birinden nasıl öğreniriz?

Bilinçaltında ahlâkî kuralları doğrudan göremediğimizden bu kişiler bir hikaye anlatır gibi kendinde var olan bilgileri karıştırarak anlatırlar.

Yani hipnoz esnasında ki tüm geçmişe gidişlerin hepsi ya tarihi bilgilerdir veya hayalleri, düşünceleri, hikâyeleri vs. dir.

İnsanlar hipnoza girmeden nasıl etkileniyorlar? Örneğin birisi geliyor elinize dokunuyor ve gidiyor sizde onu bilinçsizce ve kendinizi kontrol edemeden takip ediyorsunuz.

Bu bilincinizi kapatmadan bilinçaltınıza doğrudan etki ederek gerçekleşir. Eğer birileri sizi fazlaca etkilerse ve bu etkiye karşı koyamazsanız aynı zamanda bilinçaltını da ona açmış olursunuz. Bir işletim sistemi çalışırken harddiskteki bilgilere doğrudan ulaşıp değiştirmeniz gibi. Bunun önlenmesi şahsiyetinizin oturmasıyla olur. Bu da genellikle yaş ile gelişen fakat kişilerin kendilerini geliştirmesi, öz güvenlerini arttırması, inandıkları şeylerde kesinliğe ulaşması ile zirveye çıkar. Eğer bu çok küçük yaşlarda olsaydı dışarıdan bilgi almanız zorlaşır yani iyi bir eğitim ve öğretim alamazdınız. İlk önce eğitim ve öğretimi alırsınız daha sonra fikir ve düşüncelerinizi kendiniz üretmeye başlarsınız.

Déjà vu nasıl oluyor?

Déjà vu’yu anlamak için 3 yöntemimiz olacak:

  1. Beynimizin sağ ve sol tarafları arasında çok kısa anlığına gerçekleşen sinyal gecikmeleri (Bu genellikle sarhoşlarda, uyuşturucu kullananlarda veya bazı kimyasal veya fiziksel etkiler sonucu veya ani korkular (köpek saldırısı), şok vs. gibi sık sık gerçekleşebilir).

  2. Beynimizin sağ ve sol’unun farklı özelliklere sahip olması da bunda etkili rol oynar.

  3. Bilinçaltımızda zaman farkının olmadığı gerçek ile hayalin ayırt edilemediğini söylemiştik. İşte bilincimizin kontrolünden çıktığı anlarda bu sıklıkla gözükebilir.

You need to purchase so men new spectacles

Subliminal Reklam nedir?

Bilinç altı ile algılanan, bilinçdışı olarak alınan reklam türleridir. Fakat genellikle yasal ve ahlâkî olmayan reklam amaçları için kullanılmaktadırlar. Kişiler bilinçleri ile fark etmeden onlara bir şeyleri zaruri hissetmeleri ve onları almaları veya yapmaları için kullanılan yöntemlerdir. Bu gizli bir savaş türüdür. Fark edilmesi çok uzun seneler aldığından karşı taraf istediği hedefe ulaşmak için kullandığı gizli yollardan birisidir. Fakat yasal ve ahlâkî, etik değildir. Genellikle mahrem konuları istismar ederler.

 

 

banner