banner

Kimyasal esed’in Naneleri

Mints of Chemical assad

Mehmet Keçeci

25.08.2013

Kimyasal esed

Her diktatör gibi…
Kimyasalı çok seversin
Her firavun gibi
Kimyasalı çok seversin

Kimyasal esed

Hele birde…
Köpek ve it sevgin yok mu?
Avanelerini köpekleştirmek…
Yok diktatörlerin böyle sevgisine diyecek

Kimyasal esed

banner

Ölen her can…
Başına inecek şahmerdan gibi
Bu kimyasala benzemez
Hele esed’in nanelerine hiç

Kimyasal esed

Kimyasal, top, tüfek senin için ne ki
baban diktatör sen firavun çırağı
Şehitlerin ahı gelmeyecek mi sandın!
Kimo Chemo esed bu da yemo.

R4BİA

R4BIA

R4bia

Simetrî (Mehmet Keçeci)

banner

banner

Patronlar İçin Çalışanların Heveslerini Kırmanın 13 Yolu

13 Ways to Dismotiviate/Discourage Employees for Bosses

Mehmet Keçeci
21.08.2013

 

 

Mikro Yönetici

 
The primary job of the manager is not to empower but to remove obstacles. Scott Adams
Yöneticinin birinci işi güçlendirmek değil engelleri kaldırmaktır. Scott Adams

    Yapılan araştırmalarda çalışanların ilk 6 aydan sonra çalışma isteklerinde, motivasyonlarında, heveslerinde, coşkularında bir azalma olduğu tespit edilmiştir. Şahsen ben de bunu çok yaşamışımdır. Eğer yarı içinde en az 1 hafta dahi ara vermemişsen kesinlikle çalışma duygusunda, isteklendirmede, motivasyonunda, hevesinde, coşkusunda (enthusiasm) bir azalma, kırılma olmaktadır. Hele bu 1 senenin sonrasında olursa daha da ciddileşmektedir.

Yöneticilerin bunu dikkate alarak aslında çalışanlara zaruri tatil çizelgesi, planı hazırlamalıdırlar. Hatta ve hatta tatile gidecekleri yeri kendileri ayarlayıp kendi elleriyle göndermelidirler. Bu her sene farklı bir yer olursa kimsenin itiraz edeceği bir durum olacağını zannetmiyorum. Bir haftasını böyle kullanır diğer haftası da kendi istediği gibi seçer.

Burada yöneticilerin seçeceği ilk ilke: Zarar vermeme ilkesi (first, do no harm) olmalıdır. Bir şeyler yapacağım diye zarar verecekseniz bu şeyi yapmayınız. Yapacağınız işi, faaliyeti iyi planlayın. Çünkü hiçbir şey yapmamak çalışanlarınıza en az heveslerini kıracak, motivasyonlarını azaltacak (demotiviate) bir durumdur.

Hatta tıpta öğretilen ilk ilkenin “Zarar Vermeme” ilkesi olduğunu unutmayın. Çünkü verilen zararın telafisi çok zordur ve genellikle de telafisi asla olmamaktadır.

Yönetici, Lider [1, 2], Patron aslında bir birlerinden farklı ifadelerdir. İngilizcede patron: boss/kambur, employeer:iş veren yani işçinin, çalışanın (employee, staff) emeğini sömüren, onun üzerinde yükselen anlamındadır. Burada işin maddi sahibi fakat aslında yönetici olamamış kişi anlamında kullanmaktayım. Yönetici ise işi bilen, işin yürümesi için hem piyasayı hem de kanuni gerekleri öğrenmiş bunları tüm kademelere güzelce yaymış ve uygulamasını sağlayarak işi sürdüren kişidir. Genelde Genel Müdür, Direktör, CEO (Chief executive officer, İcra Kurulu Başkanı, Genel Müdür) dediğimiz insanlar bu tür kişilerdir. Lider ise insanların ondan ilham aldığı ve insanlara yolu açan, yol gösteren kişidir. Danışman veya Montör kişiler ise bir iş noktasında diğer iş sahiplerine çözüm yolu gösteren onlara fikir veren insanlardır.

Şimdi yöneticilerin, patronların yaptığı hatalara bir bakalım. Eğer liderler bu hataları yaparlarsa onların gerçek liderlik vasıflarına zarar gelir.

    1. Genel Kınama, Serzeniş, Uyarı, eleştiri, Sitem, Kınama (Public Criticism, Reproach)

Bir çalışanın yaptığı hatadan dolayı onu veya tüm çalışanları herkesin içinde onu veya tüm çalışanları kınamak genelde tüm çalışanların çalışma isteklerini kırar. Uyarılar bireysel, yumuşak, tavsiye niteliğinde ve teke tek kalındığında yapılmalıdır.

Kınama

    2. Yeni Yapılacak İşlerde Fikirlerinin Sorulması

Genelde bu patronlar tarafından ihmal edilen, liderler tarafından sıklıkla yapılan, yöneticilerde ise genelde gözüken davranış tipidir. Eğer çalışanların, işe katılanların, ortakların fikirleri alındığında ve bunlar dikkate alındığında sonuç herkesi memnun edecektir. Fakat sadece göstermelik olarak sorulduğunda yani çalışanların fikirlerini öğrenip fakat aslında fikirler daha önceden belirlenmiş ve bu zoraki uygulanacağı ortaya çıktığında da etki tam tersi olur. Ben bunu yaşadım. Herkesten fikirleri istendiği bir yerde sonuç bize benim fikrimin tam tersi geldi ben birden kızdım ve herkesin içinde bu fikri kimler söyledi dediğimde kimseden ses çıkmadı yani bizim fikirlerimiz kaale alınmamıştı. Bende sene sonunda oradan istifa ettim. Hayatımda hiç (askerlik tazminatı hariç) tazminat almadım. Buna göz yumanları da hiç mi hiç onaylamadım.

fikir

    3. Başaramayacakları İş Ve Süre Vermek

Eğer çalışanlarınızın isteklerini kırmak istiyorsanız onlara yapamayacakları, başaramayacakları veya koç kısa sürelerde zor işleri vererek bunu rahatlıkla yapabilirsiniz. Hatta ve hatta onlara “Bu iş her kesin yapabileceği iş değil, zor ama imkânsız da değil” diyerek küçümseyebilirsiniz. Bunu şöyle cevaplayalım eğer başardıklarında onlara bu başarıların karşılığı ne kadar verilecek? Patron genellikle şöyle cevaplar: Zaten bu iş onların görevi diyerek yan çizer. Böyle bir durumda da çalışanlarda yan çizerler.

Kolaylaştırınız

Kolaylaştırınız

    4. Çalışanlarınızla Kurum Hakkında Hiç Bir Şey Paylaşmayınız

Bu çalışanların kuruma bağlanmalarına engel olur ve zamanla kurumdan soğumalarına sebep olmaktadır. Elbette ki tüm bilgiler çalışanlarla paylaşılmayacaktır. Ama çalışanın kendini bir kurum ortağı yani kurumsal ruhu elde etmesi için kurumsal bazı bilgileri de bilmesi gerekir. Eğer bunlar yöneticiler tarafından verilmediğinde ister istemez başka taraflardan öğrenilecek ve bir dedikodu aracı olacaklardır. Bu kurumda samimiyet kalkar ve çalışanlarla kurum bağları zayıflar. Hatta bazen çalıştığınız yerde yönetici tarafından size yanlış bilgi verilerek farklı yönlendirmelerde de bulunabilirler. Eğer bunu fark ettiyseniz ve genelde de fark edilir artık sizin için o yönetici ve kurum aranızdaki bağ kopmuş demektir. Bu da başıma geldi ve ben sanki bilmiyormuşum gibi davranmaya devam ettim. Aptallar genellikle aptallıklarının dahi farkında değildirler.

gizli

    5. Çalışanlara Tehdit Savurma

Genelde alt yöneticiler çalışanların bir kısmını kendine bağlı ekip, takım (sazan, köpek) yapmak isterler bu doğal olduğunda normaldir de doğalın dışına çıkıldığında zorla yapılmak istendiğinde ve buna çalışanın tepkisi olduğunda (çünkü böyle durumlarda her zaman masum istekler istenmez, insanlığın doğasına, samimiyete, güvene, insanlık onuruna aykırıdır fakat bazıları çıkarları için köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler) yönetici tarafından atlıma, iftira, bühtan, pasifleştirme, yapamayacağı işlere sürme, dengesiz çalıştırma (Muda [3, 4], Mura, Muri [5, 6]’ye aykırı) gibi tehditler savurmasıdır. Eğer ortam köpek köpeği ısırmaz bir durum ise size yeni bir iş aramak düşmektedir. Ya yaparsın ya da gidersin (do this or else), ya herro ya merro (ya gidersin ya da gelirsin), ya hep ya hiç durumu.

banner

tehdit

    6. Onların İnisiyatif, Öncelik (Initiative) Almalarına İmkân Vermeyin

Kurumdaki en küçük sorunu bile gelip sizin çözmenizin beklendiği bir ortam sürdürülebilir bir ortam değildir.

inisiyatif-Initiative

    7. Yeni Düşüncelerin Önünü Kapatın

Kurumda iş süreçlerinde, proseslerde çalışanların fikir üretmelerini istemeyin, onları sadece bir robot olarak kullanın. Çünkü tüm fikirler sadece ve sadece patronlardan, yöneticilerden, liderlerden çıkar felsefesine yapışınız. Tabii ki böyle bir ortam gelişime, terakkiye, innovasyona, monozukuri’ye terstir ve bu ortam da sürdürülebilir değildir. Çünkü çalışanlar kendilerini geliştirme yeteneklerini, hünerlerini kaybedeceklerdir.

yenilikci

    8. Mikro Yönetim (Micromanagment) Uygulayınız

Çalışanlarınızı her an kontrol altında tutunuz, her tarafa gizli kameralar [7], ses kaydediciler, hafiyeler, ajanlar yerleştirerek onları denetim altında tutunuz. Hatta ve hatta evlerini gözetlettiriniz, ev ve cep telefonlarını dinlettiriniz. Evlerine dahi kameralar yerleştiriniz vs. vs. Maalesef birçok kurumda bunun örnekleri görülmektedir ve birçok arkadaşınızın dahi böyle kurumlarda Mikro yönetici (Micromanager) olduğunu görebilirsiniz. Tabii ki böyle bir ortam sürdürülebilir (sustainable) değildir. Mikro yönetim (micromanaging) kesinlikle istek, heves kırıcıdır (demotivator). Mikro yönetim kesinlikle yanlış, kusurlu yönetimdir (mismanagment). Böyle bir ortama “Kontrol Delisi, Ucubesi, Hilkati, Sersemi, Kaçığı” (a control freak) denir.

Bunu aşmanın tek yolu delegatif (delegative) yöneticilik [1, 2] tarzıdır. Yani her şeyi tek elden yönetmek yerine görev paylaşımı yaparak alt kademedeki çalışanlara size güveniyorum duygusu hissettirilmelidir. Çünkü bazı yöneticiler kurumun genel çerçevesine bakarken bazıları da ayrıntılarla ilgilenir. Herkesin becerileri, yetenekleri, hünerleri (skill) aynı değildir.

    9. Çalışanlarınızın Yeteneklerini Keşfetmeyiniz

Çalışanlar bir süreçten sonra kendi yeteneklerini sergilemeye başlarlar. Fakat bunları keşfetmeyen yöneticiler aslında çalışanlarını harcıyor demektir. Çalışanlarının bu yetenekleri değerlendirildiğinde daha çok başarı ve istek doğacaktır. Kişi de kendi çalışma ortamını bulmuş olacaktır. Herkese aynı renk elbiseyi giydirip ben ve siz diyen yöneticilerin olduğu bir yer sürdürülebilir bir kurum değildir.

    10. İyi Çalışanları Tebrik Etmek (Hediye, Bonus)

Çalışma ortamında performansları iyi olan çalışanları veya ekipçe güzel iş başaran tüm takımı, ağır ve tehlikeli işi görevlenmiş kişileri, farklı bir açılım getirenleri küçük de olsa, maddi bir şeyler içermese de onları bir e-mail, bir tebrik kartı, bir sertifika ile ödüllendirmek gerekir. Genel bir akşam yemeği, bir tur gezisi, bir hediye paketi olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken bunu yaparken ayrımcılık yapılmamasıdır.

  1. Kararsız ve Tutarsız olunuz

Bir gününüz diğer gününüze örnek olmasın. Sizinle konuşmaları için eşref saatinizi beklesinler. Sözünüzü tutmayınız. Dün dündür deyip geçiniz. Tabii ki böyle bir ortamda sürdürülebilir değildir. Çalışanlar karşısında daima nazik, kibar, samimi, tutarlı olunuz ki onlarında bir insan olduğunu unutmayınız.

  1. Sosyal haklarını vermeyiniz

Sigortasını, mesaisini vermeyeyek kuruma kâr yaptığınızı zannediniz, ücret kıstaslarını minimuma göre belirleyiniz, hayvanların bile yaşayamayacağı ücretleri kafasına kakınız. Onlara nankör diye hitab ediniz. Ne Allâh’ın onlara verdiği ne de devletin verdiği hakları görmezlikten geliniz. Hastalandıklarında tedavi ettirmeyerek gücünüzü ispatlayınız. Şikayet edecekleri vakit onlara zarar veriniz, iftiralar, yalanlar, bühtanlar atınız. Tabii ki böyle bir ortam sürdürülebilir bir ortam değildir.

  1. İbâdetlerini Engellemek

Yaratıcının onlardan istediği ibadetleri engelleyerek onlara sizinde bir yaratıcı olduğunuzu gösterin. Asıl firavunun siz olduğunuzu tüm dünyaya ilan ediniz. Kurumlarınızda mescid açmayarak nursuz bir mekan inşa ediniz. Tabii ki böyle bir ortam sürdürülemez.

Hayâtta mutluluk kısmen kavga vermekten değil kavgadan kaçınmaktan gelir. Ustaca bir ric’at (geri çekilme, vaz geçme) kendi başına bir zaferdir. Norman Vincent Peale

İnsan Faktörü

Not: Bu yazı Microsoft Expression Web 4 kullanılarak yazılmıştır. [8]

Kaynaklar/References:

  1. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=339&Itemid=1478
  2. http://issuu.com/hiperteknoloji/docs/liderlik_ve_y__netim_2013?e=2618010
  3. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=325&Itemid=1414
  4. http://issuu.com/hiperteknoloji/docs/7wastes/23
  5. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=324&Itemid=1413
  6. http://issuu.com/hiperteknoloji/docs/6s_5s/46
  7. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=100&Itemid=505
  8.  http://www.microsoft.com/en-us/download/details.aspx?id=36179

banner

banner

Geçmişten Günümüze Özlü Sözler

Proverbs from the Past

Mehmet Keçeci

20.08.2013

————————

Mehmet Keçeci’nin Sözleri:

 

 

 

 

soz

More PowerPoint presentations from Mehmet Keçeci
 
Kaynaklar/References:
  1. https://speakerdeck.com/mkececi/quotes
  2. http://www.slideshare.net/hiperteknoloji/kotowaza-40452768
  3. http://issuu.com/hiperteknoloji/docs/mehmetkececininsozleri101
  4. http://www.authorstream.com/Presentation/kececimehmet-2299966-soz/
  5.  

——————–

banner

İlk Hazırlık:

Geçmişten Günümüze özlü Sözler

 

Geçmişten Günümüze özlü Sözler

 

Proverbs

 

Geçmişten Günümüze özlü Sözler

 

Geçmişten Günümüze özlü Sözler

 

Geçmişten Günümüze özlü Sözler

 

Geçmişten Günümüze özlü Sözler

 

Proverbs

 

Kaynaklar/Rererences:

  1. https://speakerdeck.com/mkececi/sozler
  2. http://www.slideshare.net/hiperteknoloji/quotes-35332477
  3. http://issuu.com/hiperteknoloji/docs/mk_sozler_turkce_v5
  4. http://www.yumpu.com/tr/document/view/29521009/sozlerpdf

 

banner

banner

Sivil İtaatsizlik Bildirisi ve Mısır

Declaration and the Egyptian Civil Disobedience

Mehmet Keçeci

13.08.2013

 

SCAF: The Supreme Council of the Armed Forces: Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi/Kurulu

المجلس الأعلى للقوات المسلحة

Mısır Devriminde (Egyptian Revolotion) siyasi geçişi sağlamak için kurulmuşken şimdi kendisi siyaseti baltalamıştır. Seçilmiş hükümeti darbe sonucu gasbetmiştir.

طاعة: İtaat/Obedience (Her/Bazı asker gibi kendilerine koşulsuz itaat beklemektedirler. Ama insanlık onuru bunu kaldıramaz.)

Sivil İtaatsizlik (Civil Disobedience) özellikle Henry David Thoreau‘nun (1817-1862) kitabı Civil Disobedience, Solitude and Life Without Principle-1849 (Sivil İtaatsizlik, Yalnızlık ve İlkesiz Hayat) basıldıktan sonra belki de bir çok ülke, toplum bu tarz yöntemlere başvurmuşlardır.

Örnek olarak Socrates/Sokrates (MÖ 469-399), Mahatma K. Gandhi (1869-1948), Said Nursî (1878-1960), Martin Luther King, Jr. (1929-1968) vs. fakat bir İslam ülkesi olan Mısır’da eğer İhvanü’l Müslimin/Müslimûn (Müslüman Kardeşler, The Muslim Brotherhood, المسلمون الإخوان ) bu çağırıyı, bildiriyi, deklerasyonu, manifestoyu yaparsa belki de bir Müslüman toplumun ilk defa bu kadar genişlikte bir uygulama alanı bulmuş olacaktır.

Civil disobedience is a preparation for mute suffering. Mahatma K. Gandhi Mahatma, Vol. 2, p. 44

Sivil itaatsizlik acıyı yumuşatmak için bir hazırlıktır. Mahatma K. Gandhi

Sivil İtaatsizliklerin birçoğu çıkar çatışmalarından meydana geldiğinden rasgele, sorgulamadan bu tür eylemlere katılmak hem bireysel hem de toplumsal kayıplara yol açmaktadır. Özellikle gençlerin bu noktaya dikkat etmesi gerekir.

Her şeyden önce Sivil İtaatsizlik Mutlaka ve Mutlaka Sivil Olmalıdır.

Silahlı, yağmacı, yakıp, yıkma tarzındakilerin tamamı birer zorbalık eylemidir.

İlk Soru?

  1. Sivil İtaatsizlik toplum için mi?
  2. Toplumu daha ileriye götürme adına mı yapılıyor?
  3. Bireysel veya örgütsel çıkarlar söz konusu mu?
  4. Farklı endüstri temsilcilerin gizli eylemcileri mi? (Rüzgâr, Nükleer vs.)

Benim tanımıma göre:

Sivil itaatsizlik mutlaka ve mutlaka sivil tarzda olmalıdır. Vatandaşlara, topluma asla ve asla zarar vermeden, bireysel çıkarlardan uzak sadece ve sadece topluma fayda, yarar sağlamak amaçlı yapılmalıdır. Amaç sistemi zayıflatmadan yine sistemi milletin hizmetine sunmak olmalıdır. Hakk’a hizmet halka hizmettir düsturuna bağlı kalınarak halka hizmetin de Hakk’a hizmet olduğu bilinciyle hareket edilmelidir. Elbette ki sivil itaatsizlik bir bildiri, manifestodur. Bu manifesto sadece ve sadece daha iyi, daha güzel, daha hayırlısı için olmalıdır. [1, Mehmet Keçeci]

Bu ölçütlere, kıstaslara, kriterlere uyularak ve açık bir ulusal ve uluslararası hukukun yadsıyamayacağı bir ihlal söz konusu ise, hak arama yolları kapatılmış veya bitmişse her zamanki yöntemimiz olan usûlet, yol yordam ve sühulet, barış içinde, vatana ve millete zarar vermeden uygulanabilir. Bazen de uygulanma zarureti ortaya çıkabilir.

Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak dava etmek ve onlara müracaat etmek; bir haksızlıktır, hakka karşı bir hürmetsizliktir! [2, Bediüzzaman Said Nursi/16.Mektup-Zeyl]

İtaatsizlik özgürlüğün gerçek temelini oluşturur. İtaatkâr köle olmak zorundadır. Henry David Thoreau

 

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta, boğarım…
Boğamazsın ki!
(Boğamazsam da) Hiç olmazsa yanımdan kovarım!

Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.

Doğduğumdan beridir, âşıkım istiklale,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum.

Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim.
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.

Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım:
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.

Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu…
İrticaın şu sizin lehçede manası bu mu

[3, Üstad Mehmet Akif Ersoy]

If a law is unjust, a man is not only right to disobey it, he is obligated to do so. Thomas Jefferson

Şayet yasa âdil değilse, bir insan ki sadece ona uymamak doğru değildir, o aynı zamanda buna zorundadır. Thomas Jefferson

Onun içindir ki topyekün millet; bir kıta sahanlığı prensibiyle millî ruh ve sahillerini; semâlarını kimseye ihlal ettirmeme düşüncesiyle millî mefkûre atmosferini içimize sızma istidâdında olan her türlü yabancı anlayışa parola sorma idrâk ve basiretiyle de, millî kültür haremini koruyup kollamalı ve şartlar ne olursa olsun, göz ve gönüllerimiz mutlaka kendi ülkemiz üzerinde bulunmalı; bütün bunlarla beraber, bugünün nesilleri, hem ‘dün’ hem de ‘yarın’ olmasını bilmeli ve bu anlayışla geleceği, mâzi kaneviçesine göre bir dantela zerâfet ve inceliği içinde işlemelidir ki, bugüne kadar milletçe maruz kaldığımız içtimâî erozyonlara bir daha düşülmesin; kaybedilen şeyleri telâfiye çalışırken, yeni kayıplara sebebiyet verilecek fâsit dairelere girilmesin ve varolma kavgasının verildiği aynı noktada, çeşitli dejenerasyonlarla ölüme dâvetiye çıkarılmış olmasın…! [4, Öze Dönmek, Sızıntı, 1985, Cilt:7, Sayı:80]

Müsbet hareket eden kazanır. Bu gemi yolcularıyla birlikte müspet hareket etti. Silah kullanmadı. Rotasını çevirdi. İçine insan ve insani yardım koydu. Gönlünde insan sevgisi vardı ama zorbalıkla karşılaştı. [5, Bülent Arınç]

Kedi yavrusu bile onu keşfetti!

14.08.2013

Bugün darbeci Mısır ordusunun ve GÂSIB [6] yönetimin yaptığı katliam gerçektende içler acısıdır. Bunlara sessiz kalanların insanlık vicdânında yargılanacakları kesindir. 

“Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.” Bakara Sûresi âyet: 2/194 [7] 
 
Haram aylar: Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb
 

Mısır’daki, Adeviyye ve Nahda (نهضة, Rönesans, Yeniden Doğuş) şehitlerine selâm olsun. 

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i…

banner

Milli Şairimiz Mehmed Akif ERSOY [8]

15.08.2013
 
Mısır’da gözünü kan bürümüş darbecilerin 14.08.2013 tarihinde Rabiatul Adeviyye Meydanı’nda göğsünden ve sırtından vurarak şehit ettikleri ihvan yöneticisi Muhammed el-Biltaci’nin 17 yaşındaki kızı Esma’nın paylaştığı son şiir:
 

Onlar bizi Vetir’de namaz kılarken buldular

Kimimizi rükuda, kimimizi secdede vurdular

Onlar hem güçsüzdü hem az sayıca

Allah’ın kullarını çağır da gelsinler yardıma

Köpüklü deniz dalgalarını andıran ordularla

 
[9, Amr bin Salim Huzai]
Mısır'da cuntanın yaptığı Katliam
 
Bu şiirin yazılmasına sebep olan [10, 11] olaydan sonra bu Mekke’nin Fethine sebep olmuştur. İnşallah cuntanın Mısır’da yaptığı katliamın arkasından inananların Mısır’ın tekrar fethini Rabbim nasîb eylesin. Âmin…
 

Er  yâ da geç bir Musa çıkar ve zulmün hesabını sorar… Türkiye’nin selamı onlarla birliktedir…

[12, Türkiye Başbakanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN]

16.08.2013

Özgürlüğün Yeni Simgesi: New Symbol of Freedom: Rabia (Dört, Dördüncü anlamına gelir)

Özgürlüğün Yeni Simgesi: New Symbol of Freedom: Rabia (Dört, Dördüncü anlamına gelir)

Rabia=Özgürlük=Freedom

Mısır’ın Yeni Firavunu: sisi

Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) liderlerinden Muhammed el-Bilteci, Rabiatul Adeviyye Meydanı’nda düzenlenen darbe karşıtı gösterilerde keskin nişancı hainlerin kurşunu ile hayatını kaybeden 17 yaşındaki kızı Esma’ya hitaben mektup yazmış ve üzüntüsünü dile getirmişti. 

 
İŞTE O MEKTUP
 

“Sevgili kızım ve değerli öğretmenim…

 
Sana elveda demiyorum bilakis yarın görüşmek üzere. Başı dik tuğyana isyan ederek yaşadın. Tüm engelleri reddederek hürriyete sınırsızca aşık oldun. Bu ümmet, uygarlıkta hak ettiği yeri alabilsin diye onu yeniden diriltmek ve inşa etmek için sessizce yeni ufuklar arıyordun. Akranlarının uğraştığı işlerle meşgul olmadın. Her zaman derslerinde birinci olmana rağmen öğrenmeye olan açlığın dinmedi.
 
Bu kısa hayatta sohbetine doyamadım. Vaktim, mutlu olacak ve eğlenecek kadar geniş değildi. Rabiatul Adeviyye’de son kez bir araya geldiğimizde, “Sen bizimle olduğunda bile bizden ayrısın” diyerek bana olan sitemini dile getirmiştin. Ben de sana, “Bu hayat birbirimize doyacak kadar geniş değil. Birbirimize doyalım diye Allah’tan cennetinde bize bu sohbeti vermesini temenni ediyorum” demiştim.
 
RÜYAMDA GELİNLİKLER İÇİNDE GÖRDÜM
 
Sen şehit olmadan iki gün önce seni rüyamda gelinlikler içinde gördüm. Bu dünyada eşi benzeri olmayan bir güzellikteydin. Yanıma sessizce oturduğunda sana, “Bu gece senin düğün gecen mi” diye sordum. Sen de “Düğünüm akşam vakitlerinde değil öğlen olacak” demiştin. Çarşamba günü, öğlen vakti şehit olduğun haberi bana ulaştığında, senin rüyamda bana ne demek istediğini anlamış oldum. Allah’tan seni şehit olarak kabul etmesini niyaz ettim. Ve şehadetin, bizim haklı olduğumuzu ve düşmanımızın da batılın ta kendisi olduğu inancımızı pekiştirdi.
 
Son vedanda yanında olamamam, son bir kez seni görememem, alnına son bir öpücük konduramamam ve senin cenaze namazını kıldırma şerefine nail olamamam beni derinden üzdü. Beni bunları yapmaktan alıkoyan, ölümden veya karanlık hücerelerden korku değil, uğruna canını verdiğin davayı (devrimin hedeflerine ulaşması) sürdürebilmekti.
 
ZALİMLERE KARŞI BAŞIN DİK
 
Zalimlere karşı başın dik (göğsünü gere gere) direnirken gaddar kurşunlar göğsüne saplandı ve ruhun yüceldi. Ne kadar güzel bir azmin ve terbiye edilmiş bir nefsin vardı. İnanıyorum ki, sen Allah’a verdiğin söze sadakat gösterdin, Allah da sana verdiği söze… Öyle ki, şehadet şerefini bize değil de sana bahşetti.
 
ELVEDA DEMİYORUM
 
Son olarak, sevgili kızım ve değerli öğretmenim…
 
Sana elveda demiyorum bilakis görüşmek üzere.. Buluşmamız, yakında peygamber ve ashabıyla birlikte Havz-ı Kevser’de olacak. Sonsuz kudret ve hükümranlık sahibi Allah’a yakın, O’nun nezdinde değerli ve şerefli bir konumda. Ayrılmamak üzere, birbirimize doyma temennilerimizin gerçekleşeceği bir buluşma…”
 

Not: Bu yazı Adobe Deramweaver CC (DW Creative Cloud) ile hazırlanmıştır.

Kaynaklar/Rerefences:

  1. http://mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=183:mehmet-ke%C3%A7eci-quotes&catid=78:mehmet-kececi&Itemid=590
  2. Bediüzzaman Said Nursi/16.Mektup-Zeyl
  3. Mehmet Akif Ersoy
  4. Öze Dönmek, Sızıntı, 1985, Cilt:7, Sayı:80
  5. Bülent Arınç
  6. http://samil.ihya.org/ansiklopedi/gasib.html
  7. http://kuran.diyanet.gov.tr/Kuran.aspx#2:194
  8. Mehmet Akif ERSOY
  9. Amr bin Salim Huzai
banner

banner

Ramazan Bayramı

عيد الفطر

Eid al-Fitr

2013

Mehmet Keçeci

 

Ramazan Bayramı 2013

 

Tüm İslam ve insanlık âleminin Ramazan Bayramını kutlar. 

Nice hayırlara vesile olmasını Rabbim Allâh (c.c.)’den niyaz ederim.

Tüm dünyada haince kırılan gönüllere Rabbim sürur vermesini nasib eylesin.

08.08.2013 

01 Şevval 1434 / 01.10.1434 / 01 شوال 1434

Perşembe

 
banner