Kapımıza değil kalbimize vuran buyursun.

Şems-i Tebrîzî (rha.)

 

Ne Buyursun?

What do (…) command?

buyursun 
Kalpler coşmayınca diller ne buyursun
Gönüller coşmayınca hâller ne buyursun
Gidenler gitti bizler yaya kaldık
Bu âciân ne buyursun.

Kalpler dolmayınca demler ne buyursun
Kalpler taşlardan katı olunca sular ne buyursun
Buyuran buyurmazsa kimler buyursun
Buyuran buyurursa kimler durdursun.

Kelebekler kör olursa şuleler ne buyursun
Deryâlar coşmayınca dalgalar ne buyursun
Hakk buyurunca giryân olur
Buyurmazsa gözler ne buyursun.

Bu mecnûn her dem bekler bir istibşâr
Olmaya her demde devâ bir ibşâr
Hakk buyurursa o zamân gör Mevlâ neyler
Neylerse güzel eyler.

Mecnûnun ıstırâbı sükûndur, sükûnu ıstırâb
Hakyol’da gidenler bengisuya ulaştılar
Erenler degâhında erenler erdi
Bu fâkir neylesin.

Simetrî (Mehmet Keçeci),

1996, İzmit/Kocaeli.