Neden Sonuç İlişkisi (Nedensellik – Kozalite – Causality)

Cause and Effect Relationship (Causality – Cosalite)

Mehmet Keçeci

23.07.2009

Günümüzde hala neden sonuç ilişkisinin Determinist olduğunu söyleyenler var. Yani iki olay arasındaki tüm süreçlerin, proseslerin (process) bilinmesi halinde olayın bütününün bilinebileceği görüşü maalesef Kuantum Mekaniği (Quantum Mechanics) ile tarihe karışmıştır. Bu Heisenberg Belirsizlik İlkesi -1927 (Heisenberg Uncertainty Principle) ile tarih olmuştur.

 The more precisely the position is determined, the less precisely the momentum is known in this instant, and vice versa. –Heisenberg, uncertainty paper, 1927  

“Konumu daha aha hassas (kesin, doğru) belirlemeye çalışılırsa momentum (etmen) hassasiyeti o derece bozulur veya tam tersi”

Buradan nasıl Nedensellik ilkesine geldik?

Bütün süreçler kuantlar veya onların üst yapıları olan atom altı parçacıklar, atomlar veya onların organize olmuş moleküller ile meydana gelirler. Özdeşlik İlkesine (Identity Principle) göre spinleri, yükleri ve kütleleri aynı olan en temel yapılar birbirinden ayırt edilemezler. Bu da bir Kuantum Fiziğinin kuralıdır. Yani Süperpozisyon (Soysuzlaşma, Dejenere olma, superposition) haline gelmiş iki girişim dalgası bu halde ayırt edilemez.

Örneğin 3 girişim yapan dalganın süperpozisyon haline geldiğinde çıkan 3 dalganın artık ilk giren 3 dalga olduğu Kuantum Mekaniği açısından söylenemez. Sadece bunlar korunum yasalarına uyduğundan girdiği özellikler ile dışarı çıkarlar. Fakat bunların ilk girenlerin aslı olup olmadığı söylenemez.

Gelelim Nedenselliğe:

Bu ve diğer ilkeler bize göstermiştir ki cisimler bir cismin bir an sonraki konumu ve özelliği determine (belirli) değil olasılıksaldır (Probability).

O zaman “Nedensellik İlkesi de Olasılıksaldır”.

Fakat bizim dünyamızda Kuantumsal ve İzafiyetin etkisi Büyük ve Yavaş cisimlerde daha azmış gibi davrandığından bize olaylar determine gelmektedir. Cisimler küçüldükçe ve hızları arttıkça Kuantumsal ve İzafiyet etkilerinin aşikâr olması sonucu bunların determine olmadıkları açık bir şekilde görülür.

Bu şu anlamada gelmektedir bütün süreçleri bilsek de her etkiye karşı bir tepki de olsa bunların toplamları da aynı olsa hiçbir zaman tıpatıp aynı, özdeş olamayacaklardır.

“Tarih Asla Tekerrür Etmeyecektir” fakat düşünen ve anlayan canlılar için

“Tarihte ki Benzerlikler, İbretler, Alınması Gereken Dersler Tekerrüre Çok Benzeyecektir”.

“Bilimde zaten Benzerlikler’in (Similarity) üzerine kuruludur.”

Ama

“Her birey kendine özgü süreçleri yaşamak zorundadır”.

Not: Buradaki ifade Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un söylediği

Kıssadan Hisse

Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
‘Tarih’ i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Mehmet Akif Ersoy

bu şiir ile çelişmemektedir. Burada da vurgulanan “Hiç ibret alınsaydı” ifadesi olayların benzerliğini vurgulamaktadır yoksa fiziksel anlamda bire bir aynı olduğunu değil.