İşletim Sistemleri Şöleni

Operating Systems Feast

Mehmet Keçeci

22.02.2012 03:16 İstanbul

    Dünya üzerinde yüzlerce işletim sistemi var ve işletim sistemi (İS, OS), ofis programları, bilimsel programlar, oyun programları, ders programları, internet, sosyal medya, tarayıcılar, e-mail yazılımları, e-ticaret, sunucu/server yazılımları artık hayatımızın kaçınılmaz birer parçaları olmuşlardır.

    Bir kişi hayatı boyunca neredeyse bunların yüzlercesinden binlercesine kadar kullanıyor ve kullanılıyor. Her birisi için ödeme yapmaya kalksa milyarları bulan meblağlar karşısına çıkacak. Burada bir tarafta telif hakları diğer tarafta kaçınılmaz olan ihtiyaçlar. Bunun en güzel çözümü ücretsiz işletim sistemleri, tarayıcılar ve programların olması. Hele bazı işletim sistemlerine ve ofis programlarına her 3-5 senede bir ücret ödemek gittikçe yaygınlaşan bilişim zaruretinde asgariye indirilmesi hatta ve hatta bireysel ve ticari olarak ayrılıp bireysel kullanımların ücretsizleştirilmesi gelecekte daha da artacağı kanısındayım.

    Bu yüzden ücretli yazılımları daha çok kullanmalı ve onlara daha aşina olmalıyız. Ben hem bunun için hem de projelerim için şu anda bilgisayarımda 50 tane işletim sistemi binlerce program yüklü (sadece bir işletim sisteminde 1000’e yakın program kurulu). İşletim sistemlerini 100’e çıkartırken de yeni ve Türkiye ve Türkçe varsayılanları ile gelen bir işletim sistemi (MehmetOS, KeçeciOS, İstanbulOS) projesini de tekrar ele almaya başladım. Hem benim hem de öğrenci ve akademik çalışma yapan ve yapmayı düşünenler için birçok programı hazır içeren (Cern Scientific Linux, Fedora Scientific Linux, Edubuntu (Education Ubuntu)) gibi örneklerini göz önüne alarak tatbikî bizim Pardus’da bizim için önemli bir kaynak olacaktır. Yani düşüncem bilimsel ve her yaştaki insanın rahatlıkla kullanabileceği özellikle Türkçe varsayılanı ile gelen bir işletim sistemi olacaktır.

    Günümüzde Unix–> Linux/BSD (Debian, Ubuntu, Fedora, CentOS, Mandriva, openSUSE, Linux Mint, Solaris, DesktopBSD, …BSD, … Linux, Gentoo, PC LinuxOS, Puppy Slako, Arch, Slackware, Pardus, Salix, Tiny Core, PartedMagic, Porteus, Slitaz, Mageia, Dreamstudio, Knoppix vs.) tabanlı işletim sistemlerin geldiği seviye artık son kullanıcıların dahi sürekli ve rahat bir şekilde hiç bir ücret ödemeden ömür boyu kullanabilecekleri bir durumdadır. Bunların kaynaklarının en azından çoğu açık olduğundan eğitici yönleri daha da fazladır. Kararlı ve kullanılabilir olduktan sonra her şeye özellikle bireysel kullanımlar için ödeme yapmaya gerek kalmayacaktır.

Not1: 2007’de Pardus için yazdığım ” Hamdı Pişiyor ” ifadesini şu anki sürümler için “Hamdı Pişti” olarak değiştiriyorum. Tüm milletimiz için hayırlı olsun. Emeği geçenlerin hepsine buradan teşekkür ederim.

Not2: Resimler tamamen bana aittir. Kurduklarım içinden ekran görüntüsü alıp ekliyorum.

Not3: Windows 8 Consumer Preview (daha önce çıkan sürümü ve developer preview’de incelenmiştir) sürümünün resmide eklenmiştir. Şu an için tablet ve dokunmatik ekranlar için güzeldir ama masaüstü (desktop) için bu sürümler çok uygun değildir.

Not4: İncelediğin ve kullandığım işletim sayısı 80 civarındadır. (100’den fazladır.)

Güncelleme 25.10.2013

Not: Projelerimi çalmaya kalktıkları için bu projemi iptal etmişimdir.

{becssg}os{/becssg}

Dünyanın İlk Kadın Amirali: Amiral Keumalahayati

The First Woman Admiral of The World: Admiral Keumalahayati

Perempuan Pertama di Dunia Laksamana: Laksamana Keumalahayati

(Malahayati, Hayati)

Mehmet Keçeci

14.02.20012

Amiral Keumala Hayati

Yaşadığı Dönem: 1500’lerin sonu-1600’lerin başı

Endonezya’nın (Indonesia) Milli Kadın Kahramanı.

    Maalesef birçoğumuzun hayatta hiç duymadığımız veya bizlerin öğrenmemizin istenmediği birçok gerçekten biri de “Dünyanın İlk Gerçek Kadın Amirali Keumalahayati”dir. Endonezya’nın milli kadın kahramanlarından biridir. Açe (Aceh) sultanlığının toprakları dâhilinde olan ve o zamanın ve şimdide önemli olan ve ticaret gemilerinin geçişi için önemli bir noktayı Portekiz ve Hollandalı ordularına karşı uzun süre başarılı bir şekilde savunmuş hem dünya tarihinin ilk Amiralleri arasına girmiş hem de İslam tarihinin “İlk Müslüman Kadın Amirali” olmuştur.

Belki ilk amiral kimdi tartışmalı da olsa tarihte Karia (Karya) kraliçeleri I. Artemisia ve II. Artemisia M.Ö. 480’deki Salamis savaşında Pers imparatoru Kserkses’in yanında bir Anadolulu kadını olarak savaşa katılan Halikarnassos tiranı I. Lygdamis’in kızı Artemisia I ve yenilen Pers donanmasına karşın filosunu savaştan yara almadan kurtaran bir amiral olarak tarihe geçer.

Fakat burada bizim istediğimiz anlam da bir amirallik yoktur. Keumalahayati bir asker olarak yetişir kocası da bir askerdir. Portekizlerle yapılan bir savaşta kocasını şehit verdikten sonra direnci daha da artar ve Amiralliğe yükseltilir kendisi tamamen kadınlardan oluşan “Dullar Ordusu-Female Army“nu da kurarak hem bir komutan hem de bir ordu kurucusudur. Bu ordu 2000 profesyonel kadın askerken oluşmaktaydı. Sumatra, Sunda ve Java’da uzun yıllar buraları canları pahasına korudular.

Portekiz ve Hollandalı askerlerin korkulu rüyası olmuştur. Bir ordu ve erkek için ne aşağılayıcı bir durum. Hem kadın komutanla hem de kadın askerlerle (female troops) savaşmak ama maalesef Portekiz ve Hollandalı askerler bu aşağılayıcı duruma bile alçalmışlardır. Bunun yanında Endonezyalı kadınlar ise Dünya tarihine şerefli bir iz bırakmışlardır.

Keumalahayati’nin adları Kahraman (Hero),  Gemici Kadın (Seafaring Women), İslam’ın Unutulan Kraliçesi veya Kraliçelerinden biri (Forgotten Queens of Islam), Unutulmuş Sultanlar (Sultanes Oubliées) gibi isimlerle anılmıştır.

Günümüzde Endonezyalı insanlara hâla iyi bir örnek milli bir kahraman olarak yol göstermektedir.

Amiral Keumalahayati’nin koruduğu Endonezya adaları üst ada: Sumatra, Sunda Boğazı, alt ada: Java (Cava)

Endonezya

Endonezyalılara buradan selâm olsun…

Not: Keumalahayati‘nin Türkçe söylenişi Kâmile Hayati olması gerekir diye düşünüyorum. M.K. 09.12.2013

Felaketlere Tanıklık Etme ve Onları Anlama

Witness: Disasters Around The World

Mehmet Keçeci

14.02.2012

Dünyadaki felaketlerin bir kısmı ben geliyorum dese dahi (Nedensel) aslında onların yapısında “Kaotik” ve “Doğrusal olmayan/non-Linear” bir yön vardır. Fakat insanoğlu bunu değerlendirirken sanki her zaman olacakmış gibi hazır olmak zorundadır. Bu normal zamanlarda insanlara ağır gelirken hatta ve hatta lüzumsuzmuş gibi gelebilir ama bazı olaylar tarihi tecrübelerin birikimi ile oluşur ve çoğu zamanda bir insan hayatına sığmazlar.

Dünya oluşurken patlayan bir yıldız (süpernova) sonucu Dünyaya gelen ağır elemenler (demir ötesi) Dünya’mızın her tarafına farklı oranlarda dağılmış ve Dünyanın soğuma süresinde çökelerek magmanın oluşumunu oluşturmuşlardır. Magmamız hala çok sıcak ve Dünyanın dönmesi ile içerisinde farklı çalkantı oluşturmaktadır. Bu da zaman içinde yer katmanlarına farklı basılar oluşturarak magmaları, depremleri tetiklemektedir. Bu dalgalanmalar zaman içinde değiştiğinden doğrusal bir hesaplama yapılamaz fakat istatiksel olarak yaklaşık hesaplanabilir. Bu yüzden çevremizden başlayarak bu olaylara hazırlıklı olacak yönde atılımlar yapmalıyız.

Bunun en önemli ayağı devlet kurumlarının buna hazır olmasıdır. Bunun en güzel örneği Gölcük depremi ile Van depremini karşılaştırdığımızda ortaya çıkar. Gölcük depreminin hemen arkasında Gölcükteydim (1988’de Gölcükte öğretmenlik yaptığımdan oradaki bir çok insanı tanımış ve bir çok öğrencim olmuştu. Tabii ki onlar içinde ölenler oldu. Onların hepsine Rabbimden mağfiret dilerim.). 1999-2000 yılında da Yalova’da öğretmenlik yaptığımdan oradaki durumu da çok iyi biliyorum. Her iki depreme sistemli olarak yapılan müdahaleleri ele aldığımızda arada yüzlerce kat fark olduğunu açıkça belirtmem gerekir.

Gölcük depreminde sınıfta kalan hem hükümet hem de devlet olmuştur Van depreminde ise sınıfı geçen hem hükümet hem de devlet olmuştur. Tabii ki ilk defa bu kadar büyük ve sistemli bir şekilde Van depremine müdahale gerçekleştiğinden bazı yeni gözden geçirmelerin yapılması da zamanın ve teknolojinin gereğidir.

Her zaman en kötü senaryolarımız olmalı ve onlara nasıl müdâhale edeceğimizle ilgili de her zamân en iyi senaryolarımız da olmalıdır. Yâni iyilik harekâtı senaryolarımız her zamân aktif hâlde zaten çalışıyor olmalıdır. Bu ise sadece yerel olmanın ötesinde dünya çapında çalışan bir sistemle olabilir. Her zamân en iyiye ve hayırlara ulaşmanız dileğimle…

İstanbul/Türkiye

11.04.2012 Endonezya Depremi-8,7 sonucu eklenmiştir.