Keloğlan’dan Anadolu Gazilerine

Tatz, Dadz, Daz, Tatlar Adlarının Kaynakları

Mehmet Keçeci

12.11.2012

Keloğlan

Bu kelime tarih içerisinde dönüşüme uğrayarak günümüze kadar gelmiştir. Kelimenin kökeni Tatz–>Dadz–>Daz–>Tatlar olarak genel anlamda ifade edilebilir.

Tatlar Kelimesinin Kullanım Alanları ve Kökenleri:

  1. Tatlar kelimesi tek başına kullanıldığında birçok Türk boyundan askerlerin, erlerin, yiğitlerin bir araya gelerek kurdukları askeri birlik ve bu birliğin kurdukları köy, belde, ilçe anlamlarını içerir. Farklı boylardan kurulduklarından boylar burada karışmıştır.

  2. Başına boy eklenerek kullanıldığında bir boyun yiğitleri, erleri, askerleri anlamına gelir. Ör: Beğdili Tatları gibi.

  3. Türkçe kökenine indiğimizde eski Türkçe ile karşılaşırız ve birden çok fazla anlamlar tarih içerisinde ayrışmıştır. Genel olarak “Kel Yiğitler, Yiğitler” için kullanılan “DAZ”(Kel), Dazlak (Kel, Kellik) anlamından günümüze gelmiştir. “KELOĞLAN, Keley” masalları da bu anlamdan türemiştir fakat burada Keloğlan gibi gülünç değil tam tersine Yiğit, Ciddi, Güçlü Kuvvetli, Asla Yenilmeyen anlamları taşır. Eski Türk söylencelerinde “Kellik” Güç ve Zekâ simgesidir. Bu kelimenin daha da eski kökenleri vardır. [1, 2]

Bunlar:

Tazşa (Taşşa, Tas, Taz, Taş, Daş, Tar), Kalca (Kalça, Kal (Ateş)), Kelçe (Kelce, Kel, Gal, Heleh, Kele, Kelehe), Taz (Tez) kökünden türetilerek Tatz–>Dadz–>Daz–>Tatlar olarak günümüze ulaşmıştır.

  1. Türkler bir yeri feth etmeden önce İslam âlimlerinden aldıkları fetvalar sonrası fetih hareketlerine girişirlerdi. Örneğin Kıbrıs fethedilmeden önce orası için verilen fetvalarda artık Kıbrıs’ın bir “Bağye Yuvası (Eşkiya ve zulüm yuvası)” olduğu söylenmiştir. Daha sonra fethedilerek bu yerlere güzel islimler veya var olan islimlerin dilimize uygun hali seçilir. Bunlardan birisi için aynen şöyle kullanılır. “Bağye Nam-ı Diğer Tatlar” [3] yani Türklerin ilk geldiklerinde burasının fetih kararı alınmış ve Türk askerlerinin farklı boylardan oluşan erleri, yiğitleri tarafından fethedilerek buraya “Tatlar” adı verilmiştir. İlk fethedilen yer mi olduğu kesin değildir. Çünkü bu adın verilmesi için genelde farklı boylardan askerlerin oluşması gerekmektedir yani boy bilgisi olmayan, unutulmuş, boy bilgisini önemsenmeyen kişilerden, gazilerden oluşmuş olması gerekir fakat bu da şart değildir tek bir boyun Tatları da (askerleri) olabilirler.

Örnekler:

  1. Tatlar Köyü/Gerede/Bolu [4]

  2. Dazkırı (Tazkırı) İlçesi/Afyon [5]

  3. Tatlar/Altındağ/Ankara

  4. Tatlar/Sincan/Ankara

  5. Tatlar Köyü/Bolu

  6. Tatlar/Tanır/Kahramanmaraş

Gaziler

  1. Tat: At sürmek, hızlı gitmek anlamlarındadır. Tatar bu sözcükten türemişken Tatlar’ın bununla bir ilgisi yoktur.

  2. Tat: Kuzeydoğu Azerbaycan, Güney Dağıstan Dağ Yahudi’si (Günümüzde çoğu israil’e göç etmişlerdir) olarak bilinen bir İran halkıdır. Bir kısmı Müslüman olmuşlardır. Türkiye’ye gelenler ise Azeri olarak bilinirler. Konuştukları dil Tatça; Pehlevice’ye çok yakındır. [7] Buradaki bağlantıdan Azerbaycan’daki halkların nüfuslarını bulabilirsiniz. Bizdeki Tatlar ile ilgisi yoktur.

  3. İranlı anlamı varken Tatlar kelimesinin bunlarla alakası yoktur. Türk Tatsız Olmaz (Türk Fars’sız Olmaz.) Bu atasözün söylenme zamanında Türkler lider, yönetici olsalar da okuma yazma ve devlet idaresinden Farslar iyi anladıklarından hemen hemen çok Türk yöneticinin yanında bir Farslı/İranlı danışman mevcuttur.

  4. Tat: Tatmak kelimesinin kökeni iken Tatlar kelimesi ile bir alakası yoktur. Bekli çeşni gibi farklı Türk boylarından oluşması anlamında Türk Boylarının Tatları olarak olabilir ama bunun doğruluğunu bilmiyorum. Örneğin Tatoğlu derken hangi anlamı kapsamaktadır.

  5. Tat: Uygur ülkesindeki “Tat” denilen insanlar Burkancı yani Budist Türklerdir. Budist Türkler ise Müslüman olan Kaşgarlı Mahmut’a göre “en katı kâfirler”dir. Tibet’in 1895 yılına kadar “Kâfiristan” olarak bilinen bölgesinde, çevrelerindeki dinlerden ve kültürlerden tamamen soyutlanmış biçimde Hindukuş’ta yaşamaya devam eden ve bugün “Kalaşlar” adıyla bilinen bir topluluk vardır. Sarı saçları, renkli gözleri ve beyaz tenleri sebebiyle soyları “Büyük İskender”e bağlanmaya çalışılsa da bu özelliklerde Türk boyları olduğu bilinen bir gerçektir. Dinleri Şamanizm kökenli bir din olup; Budizm, Hinduizm, Zerdüştlük, eski İran dinleri ve mitolojilerinin etkisiyle karışık bir yapıda görülür. Çevredeki Müslüman halklar onlara tam da Kaşgarlı gibi “kara kâfirler” demektedir. [6] “Uygurdakı tatlaka” Uygurdaki tatlara). [8]  Bizdeki Tatlar ile ilgisi yoktur.

  6. Bazı Avşar (Afşar) Türk köylerine verilmiş olabilecek adlar diye bir kaynaktan gelen bilgi de olsa doğruluğunu bilmiyorum. Fakat Tatlar Köyü’ne/Gerede/Bolu 1850’li yıllarda (1860’ların başı da olabilir; 1859 doğumlu kayıt mevcut ve Abdülmecid Han tuğralı bir vesika olduğunu düşündüğüm bir belge olsa da az bir kısmını okuyabildiğimden kesin tarih veremiyorum) Abdülmecid Han ile anlaşmalı olarak Kayseri taraflarındaki Avşarların bir kısmı bu köye ve köylere aktarılmıştır. Fakat bu köyün kökeninden daha çok nüfusu ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Çünkü köy o zaman 4 hanedir. [3] Hatta daha sonraları Tatlar Karyesi ve Koçlar Karyesi olarak gözükmekte iken sonra Tatlar Maa Koçlar (Tatlar ile birlikte Koçlar, Maa Arapça Mae’den gelip birlikte anlamındadır) daha da sonraları 2 köy birleştirilerek Tatlar köyü Koçlar ise mahallesi olmuştur. Gelenlerin tamamı aynı boy veya aşiretten mi o da bilinmemektedir. Zaman içinde bazı köyler mahalle bazıları mahalle iken köy veya adlarının değişmesi gibi durumlardan dolayı çok ayrıntılı ve kesin sonuçlar bulunamamaktadır. Bunlar daha çok zaman içinde nüfus göçünden kaynaklanmışlardır. Örneğin 1174-1177 tarihlerinde Bolu-Mudurnu-Gerede ve çevresine yerleşen Selçuklular ile Bolu değişik tarihlerde el değiştirmiştir. 1299-1324 tarihlerinde Osman Gazi döneminde Konur Alp tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bu tarihten sonra çevredeki ilçelerden Bolu’ya akın olmuş daha sonraları ise örneğin Yıldırım Beyazıt’ın 1399 yılında İstanbul’u kuşattığında; Timur tehlikesi üzerine kuşatmayı kaldırırken Bizans İmparatoru Yohannes’le anlaşma yaptığında, Sur içinde yani Sirkeci’de 864 hane olarak kurulan ilk Türk mahallesi Taraklı ve Göynük’ten gelen Müslümanlardan kurulduğu tarihi kayıt ve belgelerde geçmektedir.  Daha sonra Fatih Sultan Mehmed Han döneminde ise Anadolu’nun değişik yerlerinden Aksaray’dan (Aksaray’a/Fatih/İstanbul Aksaray’dan gelenler yerleştirilmiştir),  Gerede’den (Gerede’den Üsküdar, İzmit, Şile gibi alanlara gidenler olmuştur. 1589 tarihli Geredeli Çelebi Camii/Üsküdar/İstanbul (Uncular Caddesi, Aziz Mahmut Hüdai Mahallesinde) [13], 1450 yılında kurulan Geredeli Köyü/Şile/İstanbul [14, 15], Geredeli Köyü/Derince/Kocaeli [16]) Türk göçleri ile İstanbul’daki Türk sayısı artarken Anadolu’da azalır (Karaman ve Konya’dan Balkanlara giden Türkler gibi. Konya’ya Karaman ülkesi denirdi fakat Osmanlı döneminde Karamanlı yönetimi ile araları açıldığından dolayı birçok yerlere gönderilmişlerdir) ve değişik tarihlerde onların yerine diğerleri gelir. Türkler çok fazla yer değiştirdiklerinden şuralı veya buralı olmak onlar için bir anlam taşımaz. Tek amaçları İlahi Kelimetullâh’ı dünyanın her yerine taşımak ve kendileri ve arkadan gelenler için de bir yurt açmaktır.

Geredeli Çelebi Camii

Boylar hakkında ve yörenizde bulunan Türk boyları hakkında daha geniş bilgi almak için [9] bağlantısına bakınız. Hatta Türkiye’yi oluşturan Türk boylarının sayısal oranı ise [10] bağlantısından bulabilirsiniz. Bu rakamlar günümüzdeki durum ile aynı olmasa da eski oranlardan bir şeyler çıkarılabilinebilir. Bu listede Türkiye’yi oluşturan en çok Oğuz boyları 1. Avşar [11] 2. Yıva 3. Bayındır 4. Salur 5. Kayı 6. Eymür … gözükmektedir. Selçukluyu kuran boy Kınık, Osmanlıyı kuran boy Kayı’dır. Türkiye’deki bu boyların hemen hemen tamamı Sünni-Hanefi mezhebinden Müslümanlardır. Ayrıca [12] bağlantısını inceleyebilirsiniz. Diğer inançlar Türkler arasında %3 kadardır.

Gaziler

Kaynaklar/References:

  1. Türk Söylence Sözlüğü, Deniz Karakurt, Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi (Cilt-2, Sayfa 85) Tazşa Maddesi, Taz Hanım Maddesi
  2. http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/0/00/TurkSoylenceSozlugu.pdf
  3. 1844 Temettü Defterlerini çeviren Ramazan Kaşmer, Tatlar Kâryesi/Köyü (Baskı Düzenlemesi: Mehmet Keçeci)
  4. http://tr.wikipedia.org/wiki/Tatlar,_Gerede
  5. http://www.dazkiri.gov.tr/tarih.htm
  6. Hayatın Ölümden Sonra Uçuşa Tebdili. Life’s Transformation into Flight After Death. Ahmet Koçak http://www.actaturcica.com/sayi8/IV_1_04.pdf
  7. http://pop-stat.mashke.org/azerbaijan-ethnic2009.htm
  8. Divan-ı Lügat’it-Türk
  9. http://www.anadoluasiretleri.com/Page.php?pid=10
  10. http://www.anadoluasiretleri.com/Page.php?pid=29
  11. http://www.avsarobasi.com
  12. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=227&Itemid=645&lang=tr
  13. http://www.uskudarmuftulugu.gov.tr/index.php/camilerimiz/108-geredeli-celebi-camii.html
  14. http://www.sile.bel.tr/altsayfa.aspx?ID=236
  15. http://www.yerelnet.org.tr/koyler/koy.php?koyid=249080
  16. http://www.kocaeliaydinlarocagi.org.tr/Haber.aspx?ID=1577     

Not: Bu konuda bir çok eksik veya yetersiz anlatım yapmış olabilirim. Hatırlatma gönderen olursa eklerim.