Leibniz’e Reddiye

A refusal to Leibniz

Mehmet Keçeci

02.08.2015

Neden herhangi bir şey ne olursa olsun hiç bir şey yerine vardır (-den dâhâ vâr olma yönünde baskındır)? Gottfried Leibniz, 1697. (Çeviri: Mehmet Keçeci)

Bir şey, vârlık vârsa mutlaka ve mutlaka başka bir şey’e muhtâçtır ve hattâ vâr bile olamaz. Bunun tek bir, yalnız, mutlak bir istisnâsı tek, bir, eşi ve benzeri olmayan, kendinden başka her hangi bir olguya dahî ihtiyâcı olmayan yüce yaratıcının (Allâh (c.c.)) kendisidir. Diğer her şey O’nâ bağlı olmak zorundadır.

Delîllerim:

  1. Ve şöyle de: Hamd o Allâh’a ki, hiçbir çocuk edinmedi, mülkte ortağı yoktur, acîz olmayıp bir yardımcıya da ihtiyâcı yoktur. Tekbir getirerek O’nu noksânlıklardan yücelt de yücelt. Kur’ân-ı Kerîm, İsrâ Sûresi, Âyet: 17/111.
  2. De ki: O Allâh Bir’dir (Tek’dir, Ehad’dır). Allâh Samed’dir. (Her şey O’nâ muhtâçtır; O, hiçbir şeye muhtâç değildir.) O’ndan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir, O doğurmadı, doğurmaz). Kendisi de doğmamıştır (Kimsenin çocuğu değildir, O doğmamıştır, doğrulmamıştır).

Hiçbir şey O’nâ denk ve benzer değildir. Kur’ân-ı Kerîm, İhlâs Sûresi, Âyet: 112/1-4.) Böylece vâr olanlar hiç bir şey yerine (nihil, nothing) değil ezelî ve â’hir, tek ve bir olan Yaratıcının ol emri, dilemesi, tekvîn (yaratma) sıfatı ile vârdırlar. Amaçsız değil bir amaca yönelik, ma’tûfturlar. Mehmet Keçeci, 02.08.2015.