Her şeyi, aramadıkça bulamazsın; fakat bu Dost başka; bunu bulmadan arayamazsın. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (rha.)

Sen

You

Hû 
Gölümde kopan fırtınalara
Damla damla yağan yağmurlara
Gece gündüz uyuyan mahmurlar
Seni sordum Seni.

Denizlerde yüzen mahilere
Dağlara tırmanan dağcılara
Kuşlar gibi uçan planörlere
Seni sordum Seni.

Avare avare dolaşan gezegenlere
Yağmur çamur dinlemeyen şoförlere
Fezada yürüyen astronotlara
Seni sordum Seni.

Anlâdım ki aratan Sen
Yürüdüğüm yolu ışıtan Sen
Gönlüme aşkı düşüren Sen
Seni senle bildiren Sen
Seni bende aratan Sen
Seni içimde yaşatan Sen
Bildim ki her şey Senden
Gördüm ki her şey Senden
İnandım ki beni ben yapan Sen.

Simetrî (Mehmet Keçeci), 1977.

 

“O” dediğimiz Hû’dur. Hû’nun manası: “O kimse”… demektir. Ama, bizim kastımız Hakkın zâtıdır. Açıkçası, irfân sâhibi şöyle mülahaza eder: Cümle varlık Hakkın; bende olan varlık dahi Hakkın… Risâle-i Lübbb’ül-Lübb ve Sırrüs’s-Sırr (Özün Özü ve Sırrın Sırrı Risâlesi), Muhiddîn-i Arabî, Çeviri: İsmail Hakkı Bursevî, Sadeleştiren: Abdülkâdir Akçiçek