Gark Oldukça

Gark Oldukça
To be Embeding
Okudukça sustum,
Sustukça düşündüm,
Düşündükçe anladım,
Anlâdıkça hissetim,
Hissettikçe gözlerimi kapadım,
Gözlerimi kapadıkça âlemlere gark oldum,
Âlemlere gark oldukça ben kalktı,
Ben kalkınca…
Anladım ki…
Ben, sen, biz, siz sâdece bakış açısı farkıymış,
Hû’dan ne öte (tecelli) ne’de beri (tecelli) varmış.
Simetrî, Mehmet Keçeci
15.05.2010, İstanbul.

Not: Burada ki “ben, sen, biz, siz sâdece bakış açısı farkıymış, Hû’dan ne öte (tecelli) ne’de beri (tecelli) varmış.” ifâdeleri “Allâh’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını, ihâta ettiğini bilesiniz [1]”, “Allâh onların her hâlini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.”[2] âyetlerine atıftır. Bunun dışında bir mânâ verilmemiştir.
1.    Allâh, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaradandır. Allâh’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allâh’ın her şeye kâdir olduğunu ve Allâh’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını, ihâta ettiğini bilesiniz (veennellâhe kad ehâta bikülli şeyin ‘ilman). Kur’ân-ı Kerîm, Talâk Sûresi, Âyet: 65/12
2.    Nihâyet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı dahâ zayıf, kimin sayısı dahâ azmış, bilecekler. De ki: “Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim onâ uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem. O gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez. Âncâk seçtiği Resûller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resûlün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki Resûllerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allâh onların her hâlini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür. Kur’ân-ı Kerîm, Cin Sûresi, Âyet: 72/24-28

 
 
Hû