Köroğlu

Koca Seyis Yûsuf bin Ruşen Alî (Gerede, Dörtdivan; Bolu, 155x – 16xx)

Köroğlu III. Murâd Hân zamanında Osmânlı-İran seferine katılmış bir Gâzi’dir.

03.06.2010

Tüfenk icâd oldu, mertlik bozuldu;

Bizden selâm olsun Bolu Bey’ine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır!
Ok gıcırtısından, kalkan sesinden,
Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir!

Düşmân geldi tabur tabur dizildi,
Alnımıza kara yazı yazıldı,
Tüfenk icâd oldu, mertlik bozuldu;
Eğri kılınç kında paslanmalıdır!

Köroğlu düşer mi yine şanından,
Ayırır çoğunu er meydanından,
Kırat köpüğünden, düşmam kanından,
Çizme dolap şalvar ıslanmalıdır!

Köroğlu

Doğduğu ve Yaşadığı Bölgeler: Gerede, Dötdivan, Kıbrıscık/Bolu, Haymana/Ankara
Bu şiirin kaynağı: Aşık Ahmed Dîvanî ve Bolu Rehberi
Kırk Kandil – Mustafa Özdamar

Köroğlu

 

İnanan ve sâlih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedi kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokulacaklardır. Oradaki esenlik dilekleri “Selâm” dır. Kur’ân-ı Kerîm, İbrâhîm Sûresi, Âyet: 14/23

İlticâ edenlere emân vermekte bütün Müslümânlar eşittir. Halktan herhangi biri de bu hakka sâhiptir. O hâlde kim bir Müslümânın ahdini (verdiği sözü) bozarsa, ona ihânet ederse, Allâh‘ın, meleklerin ve bütün insânların lâneti onun üzerine olsun. Kıyâmet gününde Allâh onun ne farz, ne nâfile ibâdetlerini, ne de tövbesini kabûl eder. Hadîs-i Şerîf; Et-Tergîb vet-Terhîb.

Selâm bu dünyâdan cennete kadar verilen bir emândır. Mehmet Keçeci, 03.11.2014.

Köroğlu ile ilgili daha geniş bir yazı:

Kaynaklar/Refences:

  1. http://okulweb.meb.gov.tr/14/08/133123/ilcekulturukoroglu.htm
  2. Aşık Ahmed Dîvanî ve Bolu Rehberi Kırk Kandil, Mustafa Özdamar

Not: Köroğlu, Koca Seyis Yûsuf bin Ruşen Alî (Gerede, Dörtdivan; Bolu, 155x – 16xx) ile Kiziroğlu (Muhtar’ın oğlu, Susuz/Kars) birbirleri ile hiç karşılaşmamışlardır. Yâni kendini daha iyi göstermek isteyenlerin hayalî bir hikayesidir. Ayaklanma veya Celâlî isyanlarıla da bir ilgisi yoktur.

Köroğlu Destanı

Destanın bilinen iki rivayeti olup, bunlardan biri İstanbul, diğeri Azeri Kökenlidir. Orta Asya’da anlatılanlar Azeri rivayetine uydurulmuştur. “Köroğlu’nun Bolu yöresinde faaliyetleri hakkında sekiz resmi belgeye rastlanmıştır. Bu belgelerden en eskisi 1580, en yenisi 1585 tarihlidir. Köroğlu’nun Bolu sancağı ve komşu yörelerde faaliyetleri anlatılmaktadır. Bolu Bey’i ile Gerede Kadısı’na devlet merkezinden yazılan 1580 tarihli ilk belgede, Bolu Sancağı’nın Gerede kazasına bağlı Sayuk Köyü’nden Köroğlu adıyla tanınmış kimsenin evler bastığı, iki adamı yaraladığı, yörede yaşayanların aciz kaldıkları bildiriliyor.

9 Haziran 1581 tarihli Anadolu Beylerbeyi’ne yazılan diğer bir hükm-i şerif ise Köroğlu’nun KIBRUS (Kıbrıscık) kazasından Çakaloğlu Kara Mustafa ile birleşip celali oldukları ve yörede yağma ve tahriplerde bulundukları anlatıldığı gibi, aynı yıla ait diğer bir belgede adının Ruşen olduğu bildiriliyor. Bu vesikalarda kastedilen Köroğlu Ruşen’in destan kahramanımızdan başkası olamayacağı tam bir kesinlik kazanıyor.

Köroğlu ve arkadaşı Kıbrıscık’lı Çakaloğlu Kara Mustafa’nın birlikte başlarına topladıkları 20-25 kişi ile kuzeyde Amasra, güneyde Beypazarı, doğuda Ayaş olmak üzere faaliyet sahalarını genişlettikleri anlaşılıyor.Yörede anlatılan diğer bir rivayete göre de Ruşen Ali ve Çakaloğlu Kara Mustafa’nın Ayaş Amasra arasında kervan yollarının güvenliğini sağlamakla görevli oldukları ve Kervanların güvenliği için kervanlardan aldıkları yol bacı yüzünden Bolu Beyi ile arasının açıldığı belirtiliyor.Faaliyetlerini de Kıbrıscık’ta Çamlıbel’den yönlendirdiği anlatılıyor. Bolu Beylerinin tavrı nedeniyle Osmanlı yönetimi ile arası açılan Köroğlu bu faaliyetlerini daha fazla sürdürmeyerek 1585 yılında Ankara’ya bağlı Haymana’ya çekilip mütegallibeden Mahmud’a sığındığı belirtiliyor) Köroğlu’nun Çamlıbel’de yaşadığı ve kervan yollarını buradan denetlediği anlaşılmaktadır. Kıbrıscık’ta ise Köroğlu’nun bugünkü Köroğlu Tepesi’nde yaşadığına, zirvede bulunan ev yerlerinin Köroğlu’na, hatta aynı yerde bulunan taşlaşmış at izinin de Köroğlu’nun atına ait olduğuna zannedilmektedir. Kıbrıscık yaylalarından kervan yollarının geçtiği ve Köroğlu’nun bu yollara buradan hükmettiği belirtilmektedir.

Köroğlu Tepesi’nin kuzeybatı yamacında bulunan yerleşim izlerinin Çamlıbel olduğu anlatılmakta ve iddia edilmektedir. Bu nedenle yaşadığı Çamlıbel’in Kıbrıscık’ta bu bölge olması muhtemeldir.

Diğer bir ilgi çekici hususta 1998 yılında yapılan kültür araştırmaları sonucu ortaya çıkan mani ve yörede söylenen aşağıdaki şiirlerdir. (Emin TEKEMEN-1998)

Ayaş Amasra arası
Çamlıbel koç yiğitler yaylası
Bir yanda Çakaloğlu,bir yanda Eyvazı
Köroğluyum dağlar yollar bizimdir.

Burgazı,Serkesi,Türkmen Beli
Düşmana dokunur yiğitler yeli
Dostu güvendirir Çamlıbel’i
Köroğluyum dağlar yollar bizimdir.

 

Kırbız şarabıyla besler Meydana inerler sesli Nesilleri aslan nesli Yorar yırtar yer adamı Yarın seyreyle bunları
Kıyarlar tatlı canlara
Belenirler el kanlara
Yorar yırtar yer adamı
Yarın sen görürsün bizi
Kan tutar ovayı düzü
Birine yetmez beş yüzü
Yorar yırtar yer adamı
Sabah seyreyle bunları Alırlar tatlı canları Köroğlu’nun aslanları
Aç kurt gibi yer adamı
Hamaylı taşırım cevahir kabı
Kimya imiş Çamlıbel’in turabı
Kamalak altında Kırbız şarabı
Tehin tehin içmek ister bu gönül
Kırbız şarabını içmişler
Can ile serden geçmişler
Bugün ordan göçmüşler
Bir er yırtar söker yeri
Hırlaşırlar arı gibi Kapışurlar sürü gibi
Beş ayların seli gibi Derelerden akar gelir
Bellidir yiğit yapısı
Şimdi toplanır hepisi
Açıldı çamlı kapısı
Birbirini teper gelir
Köroğlum benler mertleri Yumuşak ederler sertleri Çamlıbel’in acar kurtları Birbirini kapar gelir

Siyah Kaküllerin Dökmüş

Siyah kaküllerin dökmüş
Kızıl güllere güllere
Ela gözlerini dikmiş
İnce yollara yollara
Gel Ayvaz’ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere
Gel Ayvaz’ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere
Aşıklara vardır meyli
Riyazet çekmişem hayli
Ben Mecnun olam sen Leyli
Düşüp çöllere çöllere
Doldur elinden içeyim
Mest olup serden geçeyim
Seninle bile göçeyim
Uzak illere illere
Gel Ayvaz’ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere
Gel Ayvaz’ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere
Köroğlu der budur derdim
Sarardı çehre-i zerdim
Şu benim nihanî derdim
Düştü dillere dillere
Okursun aşkın kitabın
Komadın aşıkın ta’bın
Akıttın çeşmimin abın
Döndü sellere sellere
Gel Ayvaz’ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere

Selam Verdim Selam Almaz

Selam verdim selam almaz
Selamıma salam seni
Akçasız pulsuz aşıkım
Nasıl benim kılam seni
Nazlım salınır gezersin
Dertli bağrımı ezersin
Beyaz kağıda benzersin
Yazar m’ola kalem seni
Hubluğuna yok bahane
Gözlerin benzer şahana
Namın çıkmıştır cihana
Bilir cümle alem seni
Malım yok ki dökem saçam
Hazinem yok ağız açam
Çarem budur alam kaçam
Hep yanımda bulam seni
………………………Yeni bahçenin narısın
………………………Kırmızı gülden arısın
………………………Koç Köroğlu’nun yarısın
………………………Böyle misin bilem seni

Sağ Elde Kılınç Ettiğim

Sağ elde kılınç ettiğim
Sol elde kalkan tuttuğum
Kol kola sarılıp yattığım
Şirin Döne yerinde mi
Kılınç deyu bağlandığın
Kalkan deyu kullandığın
Seyreyleyip eğlendiğin
Şirin Döne saçın yoluk
Çamlıbel’in koyağında
Sular akar ayağında
Şirin Döne yanağında
Ürüşen benler yerinde mi
Çamlıbel’in koyağında
Su kesilmiş ayağında
Güzel Döne yanağında
Kibar benler soluk soluk
Küçücükten büyüttüğüm
Saz çalarak uyuttuğum
Mah yüzünü seyrettiğim
Han Ayvaz’ım yerinde mi
Küçücükten büyüttüğün
Ürgüleyip uyuttuğun
Gül yüzünü seyrettiğin
Han Ayvaz’ın boynu buruk
Köroğlu der öğündüğün
Taşlar alıp dövündüğün
Arka verip sığındığın
Koca çamlar yerinde mi
Güdümen der karlı dağlar
Dağda çamlar kara bağlar
Döne söyler Ayvaz ağlar
Ağlaşırlar soluk soluk
Meydan Gümbür Gümbürlenir
Mert dayanir nâmert kaçar
Meydan gümbür gümbürlenir
Şahlar şahi divan açar
Divan gümbür gümbürlenir
Yigit kendini övende
Oklar menzili dövende
Kiliç kalkana degende
Kalkan gümbürlenir
……………………………Ok atilir kalasindan
……………………………Hak saklasin belâsindan
……………………………Köroglu’nun nârasindan
……………………………Daglar gümbür gümbürlenir

Kır-atım Meydan Yerinde

Kır-atım meydan yerinde
Gezer horlayı horlayı..
Bir kötü az bin kavgadan
Kaçar zorlayı zorlayı.
Kır-ata yakışır bunlar
Yiğit giyer demir donlar.
Ak gövdeden ala kanlar
Akar şorlayı şorlayı.
………………………….Köroğlu der al kanları
………………………….Yere serer çok canları
………………………….Eğri kılıç düşmanları
………………………….Kırar parlayı parlayı

Kimisi Pınar Başında

Kimisi pınar başında
Kimisi yolun dışında
Al giyen on beş yaşında
İlle mavili mavili
Kimisi dağlarda gezer
Kimisi incisin dizer
Al giyen bağrımı ezer
İlle mavili mavili
Kimisi odun devşirir
Kimisi kahve pişirir
Al giyen aklım şaşırır
İlle mavili mavili
Köroğlu’m der ki n’olacak
Takdir yerini bulacak
Mavilim kaldı alacak
İlle mavili mavili

Karşıdan Gelen Piyade

Karşıdan gelen piyade
Bizim iller yerinde mi
Etekleri çimen olmuş
Karlı dağlar yerinde mi
Çamlıbel’ in koyağında
Sular akar ayağında
Şirin Döne yanağında
Siyah benler yerinde mi?
………………………….Köroğlu der öğündüğüm
………………………….Taşlar alıp döğündüğüm
………………………….Arka verip sığındığım
………………………….Koca çamlar yerinde mi

Hoylu’m

Bağdat’a sefer edenler
Hoylu’m nic’oldu gelmedi?
Turna teline gidenler
Hoylu’m nic’oldu gelmedi?
Bağdat’a sefer eyledim
Hoylu’m da kaldi gelmedi
Acem ile ceng eyledim
Hoylu’m da kaldı gelmedi
Düğünü bozup gidenler
Badeyi süzüp gidenler
Acem ile ceng edenler
Hoylu’m nic’oldu gelmedi
N’olsam koç Köroğlu n’olsam
Hoylu’yu düşümde görsem
N’olaydı da ben de ölsem
Hoylu’m da kaldı gelmedi

Hemen Mevla İle Sana Dayandım

Hemen mevla ile sana dayandım
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey
Yoktur senden gayri kolum kanadım
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey
Sana derim sana hey ulu yaylam
Meğer başım alam ilimden gidem
Okum senden yayım sendendir cıdam
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey
Yüce yüce tepesinden yol aşan
Gitmez oldu gönlümüzden endişen
Mürüvvetsiz beyden yeğdir dört köşen
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey
Köroğlu der tepelerden bakarım
Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim
Bunca yıldır hasretini çekerim
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey

Eğer Kendülerde Erlik Var İse

Eğer kendülerde erlik var ise
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Kanından susayıp candan geçerse
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Atına binende eyledi dizgin
Alayları çatıp eyledi bozgun
Leşine kondurmak isterse kuzgun
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Yüce yüce tepesinden yol aşan
Gitmez oldu gönlümüzden endişen
Mürüvvetsiz beyden yeğdir dört köşen
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey
Köroğlu der tepelerden bakarım
Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim
Bunca yıldır hasretini çekerim
Arkam sensin kal’am sensin dağlar hey

Benden Selam Olsun Bolu Beyine

Benden selam olsun Bolu beyine
Çikip şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından gürzün sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir
Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnimiza kara yazi yazıldı
Tüfek icad oldu mertlik bozuldu
Eğri kiliç kinda paslanmalıdır
…………………………………..Köroğlu düşer mi yine şanindan
…………………………………..Ayirir çoğunu er meydanından
…………………………………..Kir-At köpüğünden düşman kanindan
…………………………………..Çevrem dolup şalvar islanmalıdır

Dinle Sözlerimi Han Oğlum Ayvaz

Dinle sözlerimi han oğlum Ayvaz
Yükletin kervanı dengine bakın
Erlik meydanına girdiğin zaman
Kuşanın kılıcı gencine bakın
Düşmanın üstüne eyledim akın
Dönüşüm yok zamanın yakın
Fakir fukarayı incitmen sakın
Mal yemez tamahkar zengine bakın
…………………………………….Köroğlu her zaman kurdu meydanı
…………………………………….Ben bilirim yahşi ile yamanı
…………………………………….Aman dileyenden kesmen amanı
…………………………………….Dertli olanların derdine bakın

Çar Köşe Fani Dünyada

Çar köşe fani dünyada
Koç yiğitler olmasaydı
Dünyayı zulmet alırdı
Ağlayanlar gülmeseydi
Sevdiğim karşımda salın
Bilmez misin aşık halin
Yare gönderdiğim gülün
Yapracığı solmasaydı
Sevdiğim karşımda salın
Bilmez misin aşık halin
Yare gönderdiğim gülün
Yapracığı solmasaydı
Vur a koç Köroğlu vur a
Yar derdi ne derman ara
Ölüme bulurdun çare
Emir Hak’tan olmasaydı

Bizim İllerin Beyleri

Bizim illerin beyleri
Yakar kandili kandili
İçip arslana dönerler
Kadeh döndürü döndürü
Hem içerler hem kanarlar
Düşmana meydan ararlar
Arap atlara binerler
Boyun sündürü sündürü
Çürüdü gönlüm çürüdü
İçerde yürek eridi
Beylerin kolu yoruldu
Kılıç döndürü döndürü
Beyler n’eyleyip n’idelim
Güzellerle göç edelim
Meydanda at oynatalım
Boynun döndürü döndürü
……………………..Köroğlu der ki karıdım
…………………… .İhtiyar oldum çürüdüm
……………………..At yoruldu ben yoruldum
……………………..Güzel bindiri bindiri

Ay Yansın Ağalar Güneş Tutulsun

Ay yansın ağalar güneş tutulsun
Parladı parladı çalın kılıncı
Oklar gıcırdasın ayyuka çıksın
Mevlanın aşkına basın kılıncı
Durmayın orada kargı kucakta
Dolansın yiğitler köşe bucakta
Bir savaş edelim kelle kucakta
Şehitler aşkına çalın kılıncı
Koç yiğitler melemeli dev gibi
Düşman kanı devrilmeli dağ gibi
Dest vurun avını almış bey gibi
Haykırı haykırı çalın kılıncı
Koç yiğitler bu kış burda kışlasın
Yılan dili eğri hançer işlesin
Kafir düşman el’amana başlasın
Kaçanı göndermen basın kılıncı
Koç yiğitler düğün bayram eylesin
Küheylan kişnesin aygır oynasın
Kazanlarda adam kanı kaynasın
Esir etmek yok ha çalın kılıncı
Yürü yiğit beyler namımız kalsın
Kelle getirenler bahşişin alsın
Öldürün atların hep yayan kalsın
Yaya kalana da çalın kılıncı
…………………………………..Koç Köroğlu girdi meydan almaya
…………………………………..Nara vurup düşmanına dalmaya
…………………………………..Yemin ettim yedi derya dolmaya
…………………………………..Doldurun denizi basın kılıncı

 

 

 

 

Aziz Bartholmeo Günü Katliamı
St. Bartholomew’s Day Massacre
(Massacre de la Saint-Barthélemy)
1572
Fransa-French
(Giorgio Vasari San Bartolomeo)

 

  24 Ağustos 1572 yılı Pazar günü Aziz Bartolomeo gününde çok fazla sayıda Protestan Paris’te katledildi ve bunu izleyen günlerde Fransa’nın diğer bölgelerinde şok edici sahneler tekrarlanmaya devam etti. Aziz Bartolomeo katliamında hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 10.000 ila 50.000 arasında tahmin edilmektedir. Kilise tarihçisi Schaff’a göre bu sayı 30.000’dir. Bu acımasız katliamlar yüzlerce Fransız Protestan’ın Hollanda’ya, Almanya’ya, İngiltere’ye ve Amerika’ya kaçmalarına neden olmuştur. Fransa’nın yaşadığı kayıp onarılamaz boyuttaydı. İngiliz tarihçi Macaulay İngiltereye yerleşenlerr hakkında şunları yazmıştır: “Bu sığınmacıların en alçakgönüllüleri bile Avrupada’ki herhangi bir krallıktaki orta sınıf insanlardan entellektüel ve ahlaksal olarak çok üstündü. Kendisi soğukkanlı bir tarihçi olan Lecky, “Nantes fermanının geri alınmasıyla gerçekleşen Hügenot katliamı, Fransa halkının en sağlam, en alçakgönüllü, en erdemli ve genel olarak en aydın sınıfının yok edilmesiydi. Ve bu durum kaçınılmaz olarak ulusal karakterin bozuluşuna ve son olarak da yaklaşık bir yüzyıl sonra hem sunağın hem de tahtın önünde secde etmeyi zorunlu kılacak olan şüphecilik selini yok edebilecek son siperin ise ortadan kaldırılmasına yol açmış oldu.” demektedir.

 

Aziz Bartholmeo

 

Aziz Bartholmeo Günü Katliamı – St. Bartholomew”s Day massacre (Massacre de la Saint-Barthélemy) 1572-Fransa-French
(Giorgio Vasari San Bartolomeo)

 

aziz bartholmeo

 

Aziz Bartholmeo Günü Katliamı – St. Bartholomew”s Day massacre (Massacre de la Saint-Barthélemy) 1572-Fransa-French
(Giorgio Vasari San Bartolomeo)

18.12.2009

16:13:28

Liderler ve Düşünürler

Leaders and Philosopher (Thinkers)

 

 

22 Eylül 1862 – 1 Ocak 1863
Abraham Lincoln’ün Özgürlük Beyannamesi
(The Emancipation Proclamation )
16. Amerika Başkanı (1861-1865)
(d. 1809 -1865 te öldürüldü)

 

—-
100 yıl sonrası

—-

28 Ağustos 1963
Dr. Martin Luther King’in “Bir Hayalim Var” Konuşması
(I have a Dream)

(d. 1929 – 1968 de öldürüldü)

—-

48 yıl sonrası

—-

2008 – 20 Ocak 2009 – 20.01.2017
Barack Hüseyin Obama 44. Amerika Başkanı
(44th President of the United States)

08.11.2016’da Demokratlar seçimi kaybetti
Seçim Darbesi

(d. 1961 – )

—-

???
 
———————————————-

 
II. Sultan Abdülhamîd Hân

(Abdü’l-Hamîd-i Sânî)
(1876 – 1909)

34. Osmanlı Devleti Padişahı
(Yüce Osmanlı Devleti,  Devlet-i Âliyye-i Osmaniyye, Ottoman Empire)
 
(d. 1842 – 1918, 1909’da darbe ile indirildi. )

 

—-
41 yıl sonrası

—-

 
Ali Adnan Ertekin Menderes
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
(Republic Of Turkey Prime Ministry)
 
(1950 – 1960)
 
(d. 1889 – 1961 idam edildi)

 

—-
36 yıl sonrası

—-

Prof.Dr. Necmeddîn Erbakan
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
1996-1997
28 Şubat 1997 postmodern darbesi ile istifaya sürüklendi

 

—-
(42 – 55) 6 – 19 yıl sonrası

—-

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
(15 Mart 2003 – 28 Agustos 2014
( 2003 – 2009 59. ve 60. hükümet)
ve
12. Cumhurbaşkanı (29 Ağustos 2014 – ? )
 
(d. 1954 – )

—-

15 Temmuz 2016

NATO-FETÖ Ortaklığındaki Darbe Girişimi Başarısız oldu.

—-
???

“Büyük Kumpas”ı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Çözdü ve Oyunu Bozdu.

Gazze Ortadoğu İçin Model”

39. Davos Ekonomik Forumu-2009

Kumpas Neydi?

Caliper What was it?

Yorum: Mehmet Keçeci

29.01.2009 23:51

Süreler:

  • 8 dakika BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon
  • 12 dakikaArap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa
  • 12 dakikaTürkiye Başbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
  • 25 dakika İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres

Konuşma Tarzları:

Şimon Pres 25 dakika uzunca ve Türkiye Başbakanını (Tabi ki Türkiye Cumhuriyetini ve Vatandaşlarını) Kızgın bir eda ve Türkiye ye ders verircesine Bağırarak, Suçlayarak, Aşağılayarak gerçek olmayan verilerle konuştu ve bu konuşma ile toplantıyı bitirerek Dünyaya şu mesajı vermek istedi.

Türkiye de kim oluyor Dünya görsün ben Türkiye Başbakanını bir çocuğa gününü gösterir gibi dersini veririm o da bunu yer hatta ve hatta yediririm demek istedi. Fakat Tayyip bu oyunu fark etti ve Kurulan Tuzağı Çözdü, çözmekle de kalmadı bu tuzağı hazırlayan hem Pres”e hem de buna yardımcı olan moderatöre (Forum Yöneticisi) “Dünyanın Unutamayacağı Bir Ders” verdi.

Bu forumla birlikte Recep Tayyip Erdoğan sıradan bir şahsiyet olmağını tekrar ispatlamış oldu. Neden bir çok kez öldürülmek istendiği ve bu planların arkalarında kimler olduğunu ve bu planlarda kimlerin nasıl kullanıldığını görmemek artık normal bir akıl sahiplerin yapabileceği bir iş değildir.

Ben buradan *TV program hazırlayıcılarını da kınıyorum böyle bir olayda olayı gazetecilerden öğrenen bir kişiyi *TV de yorum için çağırmalarını kabullenemiyorum. Bu ne seviyesizlik. Ben olayı takip ederken birisi çağırdı ve dedim ki şimdi gelemem ben bu “Tarihi Olaya Tanıklık” etmek istiyorum.

Yorum: MSc. Mehmet Keçeci

29.01.2009 23:51:34